Kendisine tebligat yapılacak kimse veya kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı-
Kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemi-
Kesin sürede ibrazı istenilen delilin, taraflarca getirilmesi zorunlu ve taraflarca ibraz edilmediğinde uyuşmazlığın çözümünün mümkün olmayacağı delillere yönelik olması gerektiği-
Tebligat, bir davaya ilişkin işlemleri o davayla ilgili kişilere bildirmek için, mahkemelerce Kanuna uygun biçimde yapılan bir belgelendirme işlem olduğundan, Kanun ve Yönetmelik (tebligatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğü) hükümlerinin en küçük ayrıntılarına kadar uygulanmasının zorunlu olduğu- Borçluya gönderilen ödeme emri Tebligat Kanunun 21. maddesine göre yapılmış; ancak tebligat evrakında muhatabın neden adreste bulunmadığı, adresten kısa süreli mi yoksa uzun süreli mi ayrıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığından, borçluya yapılan ödeme emrinin tebliği işleminin usulüne uygun olmadığı-
Dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir davetiye borçluya 07.11.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olduğundan, davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekeceği-
Şikayet konusu yapılan tebligatın TK’nun 10/2. maddesi gözardı edilerek borçluya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK.'nun 21/2. maddesi gereğince çıkartılan tebligatın usulsüz olduğu, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği–
Feragat ettikten sonra yeniden katılma yolu ile temyiz isteminde bulunulmasının mümkün olmadığı-Dava dilekçesi, 07.04.2010 tarihinde davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de tebligat mazbaatında tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi ile Tüzük'ün 28. maddesi uyarınca adreste bulunmama sebebi soruşturulmadığı gibi komşuya haber verilmemiş, bu kişilerin imzası alınmamış olduğundan, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, davalı tarafın dilekçesinde, tebligatın usulsüz olduğu, tebligatın 15.06.2010 tarihinde öğrenildiği belirtilerek zamanaşımı def'inde bulunulmuş olduğundan, mahkemece, zamanaşımı def'inin süresinde yapıldığının kabulü gerekeceği- İş bedeli alacağının eserin teslimi anında muaccel olduğu, zamanaşımı süresinin de işin teslim edildiği anda başlayacağı ve kural olarak beş yıl olduğu-
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davası-
Mahkemece davalının usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edileceği, yokluğunda yargılamaya devam edilmeyeceği davalıya savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulmayacağı, davalının mernis adresine (bilinen en son adresine davetiye çıkartılıp) usule uygun şekilde tebliğ yapılacağı, taraf delilleri toplanacağı-