Kurum işleminin ve "ödeme emirlerinin iptali", "borçlu olmadığının tespiti" ve "tüm haciz işlemlerinin kaldırılması"na ilişkin açılan davanın 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından reddine karar verilmişse de; ödeme emirlerine ilişkin tebligatı alan davacının annesinin, davacı ile aynı çatı altında birlikte oturduklarına dair delil olmadığı anlaşıldığından, davacıya yapılan tebligatların geçersiz olduğu ve bu nedenle ödeme emrinin iptali davasının açılması için yasada öngörülen 7 günlük sürenin geçmemiş olduğu, davanın süresinde açıldığının kabulünün zorunlu olduğu- Kamu alacağı için “usulüne uygun şekilde düzenlenmiş ve yasada belirtilen tüm şartları taşıyan bir ödeme emri” çıkarılmadan haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulmasının kanuna aykırı olacağı-
Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına dayanarak davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin tebliğ mazbatasında adresin eksik yazılması halinde, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmemiş ve taraf teşkili sağlanmamış olacağından, dosyanın esası hakkında karar verilmesinin de hatalı olacağı-  Bir davada yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hâkimin kendiliğinden denetlemesi gerektiği-
Somut olayda; ödeme emri tebligat mazbatası üzerindeki şerhte muhatabın tevziat saatleri içerisinde aynı gün dönüp dönmeyeceği, ne zaman döneceği tevsik edilmediği, yine borçluya ödeme emrinin tebliği sırasında tebliğ memuru tarafından, beyanına başvurulan isim  ve imzadan imtina eden komşunun ad ve soyadının belirtilmediği, haber bırakılan komşunun isminin, kim olduğunun, imzadan imtina edip etmediğinin tevsik edildiği, ancak beyanına başvurulan komşu ile aynı şahıs olup olmadığı hususunun belirtilmediği, bu haliyle tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun'un 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine göre usulsüz olduğu -
Tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı - Somut olayda; şikayetçi borçlular adına çıkartılan ödeme emrinin borçlunun adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatapların adres bırakmadan taşındığından bahisle iade edildiği, bundan sonra mernis adresine çıkartılan ödeme emri tebligatlarının, tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından gerekli şerh verilmediğinden, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu -  Muhatabın nerede olduğu, tevziat saatlerinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği tevsik edilmeyip, beyanı sorulan komşunun da ismi alınmadığından ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu -
 Gerçek kişilere, TK. mad. 35 gereğince tebligat yapılabilmesi için, daha önce aynı adreste muhataba usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasına rağmen, muhatabın adres değişikliğini bildirmemiş olması ve adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması gerektiği-
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesinin zorunlu olduğu-  Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksinin karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği- Şikayetçi borçlunun ihale tarihinden önce satışı öğrenmiş olmasının, İİK'nun 127.maddesinde öngörülen satış ilanı tebliği koşulunun gerçekleştiği sonucunu doğurmayacağı-
Muhatabın tevziat saatlerinde bulunmaması sebebiyle tebligatın Teb. K. mad. 21/1uyarınca muhtara tebliğ edildiği, komşunun isim ve imzadan imtina ettiği, tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebi, tevziat saatlerinde dönüp dönmeyeceği belirtilmediği gibi, komşunun isim ve imzası alınmadan, imzadan imtina ettiği şerhi yazılmadan tebliğ işlemi yapıldığından,  tebligatın usulsüz olduğu ve bu durumda,  mahkemece şikayetin kabulü ile Teb. K. mad. 32 uyarınca tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği-
Kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamayacağından, mahkemece ihalenin feshi istemi reddedilen davacı şirket aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerektiği- Satış ilânının borçluya Teb. K. mad. 21/1 gereğince tebliğ edildiği, beyanına başvurulan ve  imzadan imtina eden komşunun ad ve soyadının belirtilmediği, haber bırakılan komşunun isminin tevsik edilmediği görüldüğünden, tebliğ işleminin, Teb. K. mad. 21/1 ile Teb.Yön. mad. 30 ve 35 hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüz olduğu- 
Tebligat mazbatasına, muhatabın adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, beyanda bulunan kişinin imzadan çekinme durumu belirlenmeden ve 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılıp evrak muhtara teslim edilerek tamamlanan tebliğ işleminin   usulsüz olduğu gibi, muhatabın daha önce  yerleşim yeri adresine çıkartılmış bir satış ilanı tebliği olmadığından bu adrese tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, ayrıca satış ilanının yapıldığı gazetenin trajının düşük olduğuna yönelik iddianın araştırılması gerektiği- Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebligat K. mad. 2l/2 gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesinin  zorunlu olduğu; yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından Teb. K.'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı-