TK'nun 10/1. maddesi gereğince muhatabın bilinen adresine çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iadesi halinde, aynı maddenin 2. fıkrası gereğince adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine normal değil, aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılabileceği-
Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, tebligatta bilgisine başvurulan ve haber verilen komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapılmasının usulsüz olduğu- Birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarılması halinde, toplam paraya çevirme giderinden, satışı yapılan her taşınmaza isabet eden miktar oranlama suretiyle tespit edilerek, ayrıca müstakil harcamalar var ise bedele eklenerek oluşacak sonuca göre İİK. mad. 129'a uygun şekilde satışın gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi gerektiği- Paraya çevirme giderlerine, satış yolluğu ve tebligat giderlerinin de ilave edilmesi gerektiği-
Borçlunun işte olduğuna ilişkin araştırmanın, kimden sorularak yapıldığı belirlenmemiş olup, bu durumda tebliğ işleminin, Tebligat Kanunun 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun olarak yapılmadığı-İİK. nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Davalının nüfus kayıt örneğinde yerleşim yeri adresi bildirildiği halde, dava dilekçesinin, davalının bu adresine değil de başka bir adrese tebliği halinde, tebligatın 21. maddeye göre usule aykırı tebliğ edildiğinin kabulü gerekeceği-
Davalılardan bazı şahıslara usulüne uygun tebligat yapılmaksızın yokluklarında yargılama yapılarak HMK. mad. 27 'ye aykırı şekilde hukuki dinlenilme haklarının ihlal edilmesinin doğru olmadığı ve mernis sistemine kayıtlı adreslerine dava dilekçesi tebliğ edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
İİK.nun 71/1. maddesine göre, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebileceği-
Borçluya yapılan bu tebligatta tebliğ memuru tarafından, beyanına başvurulan isim ve imzadan imtina eden komşunun ad ve soyadının belirtilmediği, haber bırakılan komşunun isminin, kim olduğunun, imzadan imtina edip etmediğinin tevsik edilmediği, bu haliyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Satış ilanı tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından T.K.'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının tebliğ işlemini T.K.'nun 21/2. maddesi uyarınca yapmasının isabetsiz olduğu- Borçlu kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, satış ilanının, kıymet takdirine itiraz eden vekile tebliğ edilmesi gerektİği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu (İİK. mad. 127)-
Davacıya itirazın reddedildiği genel kurul kararının Tebligat Kanunu'nun 10/1/2. maddesi uyarınca Mernis adresine çıkarılması gerekirken aynı Kanun'un 21. maddesine göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği anlaşılmasına rağmen, mahkemece, tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edilerek hak düşürücü süresinin geçtiğinden bahisle üyelikten ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti istemine ilişkin davanın reddinin isabetli olmadığı-
İhraç kararının iptali, menfi tespit ve tazminat istemlerine ilişkin davada, kooperatif tarafından alınan ihraç kararının Noter kanalıyla Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine uygun yapılmamış olduğu, muhatabın adreste bulunmadığı belirtilmiş ise de nerede olduğu belirtilmediği gibi, komşusunun da imzası alınmamış olduğu, bu itibarla davanın üç aylık süre içerisinde açıldığının kabulü ile ihraç ile ilgili olarak çıkarılan tebligatın da geçerliliği hususları üzerinde durularak, öncelikle ihraç konusu hakkında yukarıda belirtilen hususlar incelenerek oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekeceği-
