İİK.’nun 133 (ve 118) ile 134. maddelerinin sebep ve sonuçları ile karar mercilerinin farklı olduğu, İİK.133 (ve 118) gereğince icra müdürlüğünce işlem yapılmış (ihalenin, ihale bedelinin süresinde ödenmemiş olması nedeniyle feshedilmiş) olmasının, aynı kanunun 134. maddesi uyarınca yargılama yapılmasını engellemeyeceği, bu durumda icra mahkemesince “ihale düşmüş olduğundan bahisle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilemeyeceği-
Alacaklı-alıcının “yaptığı takip masraflarının kendisine ödenmesini istememesi (bu masrafları talep hakkından feragat etmesi) halinde, borçlunun satış masraflarını karşılamayan ihalenin feshini” istemekte hukuki yararının bulunmayacağı-
İhalenin feshi isteminin “aktif husumet ehliyeti” yokluğu nedeniyle reddedilmiş olması halinde, ayrıca şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği-
İİK.134/II uyarınca; şikayetçinin ancak yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile ihalenin feshi davası açabilmesinin (ihalenin feshini isteyebilmesinin) bir “dava koşulu” olduğu ve dilekçede bu hususun eksik bırakılması halinde, başka bir husus araştırılmadan “ihalenin feshi talebinin reddine” karar verilmesi ve işin esası incelenmediği için, şikayetçinin para cezası ile sorumlu tutulmaması gerekeceği,ancak şikayet vekil vasıtasıyla yapılmış ve vekaletnamede şikayetçinin yurt içindeki adresinin yazılı olması halinde, bu eksikliğin giderilmiş olacağı-
Eski hale getirme talebine dayanak teşkil eden raporda “yatak istirahati” öngörülmemişse, olaydaki temyiz talebinin süresinde yapılmış olduğunun kabul edilemeyeceği-
İhalenin feshi istemini inceleyecek olan icra mahkemesinin, satışı yapan “taşınmazın bulunduğu yerdeki” icra mahkemesi olduğu-
İcra mahkemesinde süresi içinde açılmış olan ihalenin feshi davasında şikayetçi tarafından “fesih sebebi” olarak şikayet dilekçesinde ileri sürülmemiş olsa dahi -ihalenin, İİK.’nun emredici 129. maddesine aykırı olarak, asgari tutarın altında yapılmış olması, satış ve paraya çevirme masraflarını karşılamadığı halde ihalenin yapılmış olması, kıymet takdirinin üzerinden iki yıl geçtikten sonra ihalenin yapılmış olması, ihale tarihi ve ihalenin başlama ve bitiş saatlerinin ihale tutanağında belirtilmemiş olması, iki ihale günü arasında on gün süre bulunmaması, borçlunun ehliyetsiz olması, satış ilanlarının satış kararına uygun olarak yapılmamış olması, satış talebinden iki ay sonra ihalenin yapılmış olması, icra takibi yapılmadan ihale yapılmış olması, gerek gazetede ve gerekse belediyede yapılan ilanın tarihi ile ihale tarihi arasında bir aydan az bir süre bulunması vb. gibi– kamu düzenine ilişkin yasa hükümlerine aykırılık halinde, icra mahkemesince doğrudan doğruya, “ihalenin feshine”
K. takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla beraber, ihalenin feshi aşamasında mahkemece değerlendirilebileceği-
Haciz koyduran alacaklının taşınmazı ihale ile satın alması ve kendisinden önce gelen başka alacaklı bulunmaması halinde, alacağı oranında satış bedelini ödemekten kaçınmasının mümkün olduğu-
Borçlu vekili takip dosyasına vekaletnamesini ibraz etmemiş olsa dahi, kıymet takdirine borçlu vekili tarafından itiraz edilmiş olması ve bu durumun alacaklı vekilince de bilinmesi nedeniyle, satış ilanının borçluya değil borçlu vekiline tebliğ edilmesi gerekeceği-