Şikayetçi borçlunun ......... A.Ş.'deki şirket hissesi üzerine konulan haczin, şirket adresinde haczin pay defterine işlenmesinin istenmesi ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılması suretiyle yapıldığının anlaşıldığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında; borçlunun, şirketteki hisselerinin hamiline yazılı olup, ancak İİK’nın 88. maddesi gereğince haczedilebileceğine dair istinaf nedeninin, İlk Derece Mahkemesi aşamasında ileri sürülmemesi ve kamu düzeninden de olmaması nedeniyle istinaf aşamasında dinlenemeyeceği belirtilmiş ise de; şikayetin çözümlenmesi, şikayetçinin 3. kişi şirketteki hisselerinin türünün belirlenmesine bağlı olduğundan, İlk Derece Mahkemesince, uzman bilirkişi aracılığıyla adı geçen anonim şirketin resmi kayıt, defter ve belgeleri incelenmek suretiyle, haczin yapıldığı 26.8.2019 tarihi itibariyle pay senedi çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılarak, İİK'nın 88. ve 94. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Haciz konusu A.Ş. hisse senetlerinin hamiline yazılı senetler olup, İİK'nun 88. maddesi gereğince, haczedilerek icra kasasında muhafaza altına alındığı, haczin borçlu şirketin adresinde ve borçlu şirket muhasebecisinin huzurunda yapılması nedeniyle mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, davacı 3. kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispatlayacak nitelikte bir delil sunamamış olup borçlu şirketin yetkilisi ...........'in davacı şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle borçlu ile 3. kişi arasında organik bağ bulunduğu, mahcuz hisse senetlerinin iptaline ilişkin olduğu bildirilen ............. tarihli yönetim kurulu kararının, borcun doğum tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında 3. kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı hisse devirleri yapıldığının kabulü gerektiği-
Uyuşmazlık, yüklenici alacaklısı tarafından İİK 94/2 inci maddesi gereğince icra müdürlüğünden alınan yetki belgesine istinaden arsa sahipleri ve yüklenici aleyhine açılan, yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerin yüklenici adına tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir.
Taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu, takipte borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişinin, mülkiyeti kendisine ait taşınmaza konulan haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile isteme hakkının olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu ilke doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verilerek hacizlerin kaldırılmasının yerinde olduğu-
İİK. 94 ve 120 uyarınca yetki verilmesi talebinin icra müdürlüğüne bildirilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık, İİK'nın 94 ncü maddesine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık İİK'nın 94/2. maddesine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir...
İİK düzenlenmesi gereğince alacaklının 3. kişi konumundaki kişiler hakkında ölüp ölmediği veya mal varlığı sorgusunun, Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlere aykırı olduğu, kişilerin verilerinin gizliliğin güvence altına alındığı, İİK'nın 94. maddesi gereğince yapılacak iş ve işlemlerin borçlu hakkında ve istisnai durumlar için öngörüldüğü-
Alacaklı vekilinin "borçluların pasif taşınmazlarının araştırılması ve sorgulanmasına" ilişkin yaptığı talebin icra müdürlüğünce reddine karar verilmesi gerektiği-
Takip borçlusunun ölen babasının mal varlığı sorgusunun yapılması mümkün müdür?