Davalı şirket vize işlemlerini üstlenmekle vize alınamamasının sonuçlarına da katlanmak zorunda olup, paket tur sözleşmesinden kaynaklı vize işlemlerinin tamamlanamaması nedeniyle ödenen tur ücretin tahsilinin gerektiği-
Tazminat davasında, sosyal tesislerin yapılmamış olmasının, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle satıcının alıcıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerektiği-
Davalı banka tarafından kredi kullanımında davacıdan masraf adı altında kesilen haksız kesintinin iadesi istemine ilişkin davada, kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde karar verilmesi gerektiği-
Kredi nedeniyle kendisinden haksız olarak tahsil edilen masrafların, kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istenmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 117.maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, davacı, davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediğine göre, mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekeceği-
Davacının , davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeniyle kendisinden haksız yere kesintiler yapıldığını ileri sürerek yapılan kesintilerin tarafına uygulanan sözleşme faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istediği, Mahkemece, 5.600 TL'nin sözleşme faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği, hükmedilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken sözleşme faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalının temyiz dilekçesinde davacıya yaptığını iddia ettiği 600.00 TL iade ödemesi ödeme defi olup üzerinde durulması gerektiği-
Davalı bankanın kredi borçlusuna sigorta yaptırmasındaki asıl amacının, kredi borcunu teminat altına almak olup,anılan sigortalar ile kredi borçlusu belli bir prim ödeme borcu altına girdiğinden sigorta kapsamına alınmasının davacı sigortalının da menfaatine olduğundan, davacıdan tahsil edilen konut sigorta primlerinin davalıdan tahsiline karar verilemeyeceği-
Dava konusu uyuşmazlığın, konut kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı, 492 sayılı kanunun değişik 123/son maddesinde yargı harçlarından istisna olan işlemler açıklanmış olup, dava konusu uyuşmazlığın ödenmesi gereken yargı harçlarının istisna kapsamına girmediği, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.11.2010 gün, 2010/12-443 E, 2010/471 K sayılı kararı) 4603 sayılı kanunun 4. Maddesindeki “bu kanun türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır” düzenlemesi açıkça yargı işlemlerini kapsamadığı, bu nedenle “Davacı ve davalının harçtan muaf olduklarından harç alınmasına yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğu-