Davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerektiği ve taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açıp kesinti bedelini geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması olacağı- Tüketicinin haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi tek taraflı feshedemeyeceği, ifası yapılmış bedellerin iadesini isteyemeyeceği ve bu şekilde edimin tek taraflı geri istenmesinin de hukuken himaye görmeyeceği- Davacının, davalı bankadan kullandığı muaccel hale gelmiş tüketici kredisi taksitlerinin bloke edilen emekli maaşından alınıp alınamayacağı, emekli maaşına bloke konulup konulmayacağı, ödenen bedellerin geri istenip istenemeyeceğine ilişkin uyuşmazlığın, sözleşmeye bağlılık, ahde vefa ilkesi ve tarafları bağlayan sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği-
Davacının, davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü (TBK. m. 117) ispat edilemediğine göre, mahkemece hükmedilen alacağa, dava tarihinden faiz yürütülmesi gerektiği-
Konut kredisi kullanımı sırasında davacının tercihi doğrultusunda ödediği peşin komisyon ücretinin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin davada, tüketici kredisi ödeme planında faiz bölümünün “sıfır” olarak gösterildiği sözleşme imzalanması esnasında davacı tüketiciden alınan peşin komisyonun faiz niteliğinde olduğu belirtilmiş olması karşısında o tarihte tüketici kredilerine uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak bu alınan miktarın faiz miktarını aşıp aşmadığının belirlenip karar verileceği-
Kullanılan konut kredisi nedeniyle alınan dosya ve komisyon bedelinin tahsili isteğine ilişkin davada, ibraz edilen dekont bedelinin davacının hesabına yatırılan bir para olduğu, davacıdan yapılmış bir kesinti olmadığından talebin reddine karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlığa konu krediden kayanklı kesintilere ilişkin olarak banka kayıtlarının getirilmesi ve gerektiğinde bilirkişi raporu da alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği-
Kısa kararda farklı gerekçeli kararda farklı miktarlara hükmedilip gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşmasının HMK. mad. 297 hükmüne aykırı olduğu-
Kredi kullanımı esnasında haksız olarak yapıldığı ileri sürülen kesintinin iadesinin sağlanması amacıyla dosya masraflarının nelerden ibaret olduğunun banka tarafından bildirilmemesi üzerine açılan muaraznın giderilmesi davasında, başvurulacak hukuki mercilerce öncelikle bankaca yapılan kesinti tutarının belirleneceği göz önüne alındığında, davacının isteminin ayrı bir dava şeklinde ileri sürülmesinde "hukuki yararı"nın bulunmadığı, bu nedenle davalı bankanın, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-