E.tmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteği-
İncelenmekte olan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 10.12.2009 tarihinde açıldığı, anılan maddedeki 10 yıllık sürenin, hak düşürücü nitelikte olup olumsuz dava koşulu olduğu, yenileme kadastrosunun da hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Somut olayda; davalı kendisine tapu tahsis belgesi verilen kişilerden haricen satın alan kişi olup, bayisinin istifade edeceği 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi ile 2981/3290 sayılı Yasanın 10/c maddesinde öngörülen kaim bedelden istifade edemeyeceği, bu durum karşısında; T.M.K.'nin 683. maddesinin davacıya tanıdığı mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle bir karar verilmesinin gerekeceği-
Paydaşlar arasında fiili bir kullanım durumunun ya da harici bir taksimin söz konusu olmaması nedeniyle taşınmazda paylı mülkiyet ilkelerinin geçerli olduğu; davalı ile paydaşlardan M. C. arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin, davalıya ancak adı geçen paydaşa karşı ileri sürebileceği, kişisel bir hak sağlayacağı, anılan sözleşmenin davacı paydaşa karşı ileri sürülemeyeceği-
Kat irtifakı kurulu taşınmazdaki bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi, yıkım, eski hale iade ve ecrimisil istemli uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasası hükümleri uygulanmak suretiyle çözümlenmesi gerektiği- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın Ek 1. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın -değerine bakılmaksızın- sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği-
Bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği-
Öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınmasının, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesinin gerekeceği-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği-
Kadastro (Tapulama) tutanağı düzenlenmiş, ancak kadastrosu tamamlanmamış taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklara bakmanın Kadastro Mahkemesi’nin görevine gireceği, kadastro tutanağı düzenlenmekle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26/son maddesi hükmüne göre, görevin Kadastro Mahkemesi’ne geçtiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrası ile de, kadastro tutanağı kesinleşmemiş taşınmazlara ilişkin davaların Kadastro Mahkemesi’nde görüleceğinin hükme bağlandığı-
Davadan feragatin kati bir hükmün sonuçlarını doğuracağı, ancak karar kesinleşinceye kadar (HMK.nun 310.m.) davadan feragat mümkün olduğuna, mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı M. Çevik tarafından davadan feragat edildiğine ve bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisi de mahalli mahkemeye ait bulunduğuna göre vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasının gerekeceği-
