Arzın mütemmim cüz'ü (bütünleyici parçası) olan muhtesatların, zeminin mülkiyetine tabi olmaları nedeniyle yıkım istekli davalarda, davanın yapının ana nüvesinin üzerinde bulunduğu taşınmazın tüm maliklerine yöneltilmesi gerekeceği-
Bir başkasına ait taşınmaz üzerindeki yapı ve bitkiler için arzdan ayrı olarak mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı, ancak paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası mevcut olduğu takdirde paydaşlardan veya elbirliği maliklerinden birinin taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespiti için dava açarak bunun ortaklığın giderilmesi davasında satış parasına yansıtılmasını sağlayabilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya kentsel dönüşüm projesi ve açılmış derdest bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'nun 567 ve Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı-
Muhdesat tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan diğer tüm tapu maliklerinin veya mirasçılarının davada taraf olmaları gerekeceği-
Kooperatif ortaklığı kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması onu genel kurullara çağırması belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi tadilata izin verilmesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebileceği-
Özel hukuk tüzel kişisine karşı elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş olduğundan, uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği-
Müdahalenin önlenmesi davasının kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olduğu- Ayni (mülkiyet) hakka dayanan meni müdahale isteği yönünden hükmü veren mahkeme görevsiz hale geldiğinden istek hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiği-
Dava konusu taşınmazda, davalı dışında başkaca kişilerin de paylı malik olduklarının görüldüğü, taşınmazın paydaşları tarafından tüm paydaşlarının katıldığı kullanıma ilişkin geçerli bir taksim sözleşmesi yapıldığı iddia ve ispat edilmediğinden ve yıkıma ilişkin hüküm davada taraf olmayan paydaşların hukukunu da etkilediğinden, parselin davalı dışındaki paydaşlarının da davada taraf olmasının zorunlu olduğu-
Taraflar arasında kira sözleşmesinin ve kiracılık ilişkisinin bulunduğu durumlarda el atmanın önlenmesinin ve kiralanan tahliye edilmeden eski hale getirilmesinin ve eşyaların aynen tesliminin istenemeyeceği- Kira sözleşmesi bulunduğunda ecrimisil (kira) alacağının ibraz edilen kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği-
Yola elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkin davada, mahkemece öncelikle tapu kayıtları getirtilip, mahallinde keşif yapılarak davalıların hangi taşınmazların malikleri olduğunun belirlenmesi, yola elatmanın hangi davalı tarafından yapıldığı, A harfi ile gösterilen kadastrol yolun hangi parsele katıldığı tespit edildikten sonra eski hale getirmenin ne şekilde yapılacağı hususunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-