Tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olmasının zorunlu olduğu, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak olmadığı-
İmar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin davada mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile hassas aletler kullanılarak yöntemince keşif yapılması, davalının sunduğu aplikasyon krokisi de değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği- Çekişmeli taşınmaza tecavüzün oluşumunda davalının bir kusurunun bulunmaması, yasal ve kamusal bir tasarrufla gerçekleştirilen uygulama nedeniyle davalının iradesi dışında taşkınlığın gerçekleşmesi, yani, davalının 3194 s. İmar Kanunu'nun 18. maddesinin koruyuculuğundan yararlanması karşısında, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekeceği-
Eldeki davanın davalısı tarafından davalı Hazine aleyhine tescil davası açıldığı, çekişmeli yerin dere yatağında olup davacı adına kayıtlı parsele bitişik olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda kısa kararda davanın kabulüne karar verildiği halde gerekçeli kararda davanın reddine karar verilerek kısa kararla gerekçeli karar çelişkili olacak şekilde hüküm tesis edildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, elatmanın önlenmesi, yıkım ve savunma yoluyla temliken tescil isteklerine ilişkin davaya bakan mahkemece, davalının açtığı tapu iptal ve tescil istekli dava dosyasının bekletici sorun kabul edilerek kesinleşmesinin beklenmesi gerekeceği-
İmar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin davada taşınmaza davalılara  ait yapının imar uygulaması ile taşkın hale geldiği saptanmak ve 3194 s. K. mad. 18/9 hükmü gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak isabetsizlik yoksa da, davalılara ödenmek üzere depo edilecek yapı bedelinin tespitine esas alınan bilirkişi raporunda yapı bedelinin tespitinde esas alınan ölçütler belirtilmediği gibi rapor açık ve denetime de elverişli olmadığından, tekrar rapor alınması ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekeceği-
Mera sicil kaydı iptal edilmeden elatmanın önlenmesinin istenemeyeceği-
Asliye hukuk mahkemesinde açılan davada, yıkım isteği de bulunduğu gözetilerek, telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermemek bakımından davalı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının neticesinin beklenmesi, sonucuna göre yıkım ve ecrimisil istekli davada karar verileceği-
Çekişmeli taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılaşmak suretiyle müdahale ettiği saptanarak, elatmanın önlemesi ve ecrimisil isteklerinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı-
Davada istenen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekleri bakımından hükmedilen dava değeri toplamı üzerinden davacı taraf yararına tek bir vekalet ücreti tayini gerekeceği-
Davalı tarafın davaya konu yapının çatı boşluğunu tek başına kullanmasının hukuka uygun düşmediği gerekçesi ile çatıya paya hasren elatmanın önlenmesine ve kullanım hakkının bilirkişi raporuna göre belirlenmesine karar verilmesi gerekeceği-
Davalı şirket tarafından dava konusu edilen dönem için ödenen ecrimisil miktarı tespit edilerek belirlenen ecrimisilden mahsup edildikten sonra kalan miktara hükmedilmesi gerekeceği-