İçerik Akışı

Reklam sözleşmenin feshi- Kurum zararı- Kişilik haklarına saldırı- Basın özgürlüğü- Matufiyet-

Reklam sözleşmenin feshi için haklı sebep oluşturduğu iddia edilen yayınların içeriğinde, davacı kurum yöneticisinin eylemleri nedeniyle kurumu zarara uğrattığı iddia edilmiş olup söz konusu haberlerin yazarı aleyhine açılan ceza davasında mahkemece eleştiri özgürlüğü kapsamında kaldığından bahisle yazar hakkında beraat kararı verilmiş olduğundan, davalı tarafın basın yoluyla doğrudan davacı kurumu hedef alan ve basın özgürlüğünü aşacak derecede bir yayın yapıldığından söz edilemeyeceği- Yayınlar nedeniyle yayın yasağı talebi kurum yöneticisi tarafından gerçekleştirilmiş olup, davacı kuruma yönelik matufiyet içeren bir yayından söz edilemeyeceğinden bu yayınlar nedeniyle taraflar arasındaki reklam sözleşmesinin haklı nedenle feshedileceğinden söz edilmeyeceği-

Vasiyetnamenin tenkisi- Eksik alacağın tahsili- İbraname- Faiz alacağı-

İbra sözleşmesinde faiz alacağını saklı tutmaya yönelik bir beyanın bulunmadığı, ifa anına kadar yapılan herhangi bir bildirimin de olmadığı, durum ve koşullardan davacıların faiz alacağını saklı tuttukları da anlaşılmadığından ibra sözleşmesinin faiz alacağını da kapsadığının kabulü ile talep edilen faiz alacağının, ibra sözleşmesi ile sona erdirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği-

Piramit Satış Sistemi- Cayma Hakkı

Piramit satış sisteminin kurulmasının, yayılmasının veya tavsiye edilmesinin yasak olduğu- Taraflar arasında yapılan satışın, piramit satış olup olmadığının tespit edilmesi, bu amaçla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı' nın davalı şirket hakkındaki son denetim raporunun da getirtilerek bilirkişiden rapor alınıp, bu husus aşıldıktan sonra alacak davasının esası hakkında karar verilmesi gerektiği-

Borçlu Şirkete Yapılan Tebligatı Diğer Borçlu Şirket Yetkilisinin Teslim Alması-

Takip borçlusuna yapılan tebligatın, yetkilisi olduğu borçlu şirketin de takipten haberdar olduğu anlamına gelmeyeceği- Şirket adına çıkan tebligatı, bizzat şirket yetkilisi almış olsa da, aynı takibin borçluları olmaları nedeni ile husumet iddiasının ileri sürülebileceği- Ticaret siciline bildirilen adrese Teb. K. mad. 35 gereğince tebligat yapılabilmesi için söz konusu adrese öncelikle normal usullere göre tebligat çıkartılıp bilâ tebliğ dönmesi halinde 35. maddedeki tebliğ prosedürünün işletilmesi gerektiği Borçlunun usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin kabulü ile, tebliğ tarihinin borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine ve icra dosyasına süresinde yapılan itiraz uyarınca takip kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-

Usulsüz Tebligat- Tebliğ Memurunun Beyanının Alınması- Bilgisine Başvurulan Kişinin Kesin Olmayan Beyanı Doğrultusunda Yapılan Tebligat-

Talimat üzerine alınan tebliğ memuru beyanında, bilgisine başvurulan kişinin muhatap ile ilgili olarak "işe veya şehir dışına gitmiş olabilirler" demesi üzerine, tebliğ şerhinin "muhatabın geçici olarak işe gittiği" yazılarak düzenlediğinin anlaşıldığı- Bilgisine başvurulan kişinin şehirdışına gitmiş olabileceğine ilişkin olarak verdiği kesin olmayan beyanı doğrultusunda yapılan tebligat, borçlunun adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği ve dönecekse ne zaman döneceği hususları kesin olarak saptanmaksızın yapıldığından, tebligatın usulsüz olduğu-

Kısmi dava-

HMK. 109'/2'nin yürürlükten kalmasıyla birlikte, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabileceği- Bu usul kanunu değişikliğinin derhal yürürlüğe girmiş olduğu-

Yabancılara tebligat-

Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hakkında uygulanacağı, yabancı uyruklu kişiler hakkında adrese dayalı kayıt sistemine ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı- Yabancı uyruklu borçlunun ilamda yazılı adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasında (icra emri gönderilmesinde) yasaya aykırılık bulunmadığı-

Kısmi menfi tespit davası-

Menfi tespit davasında, olumlu tespit hükmü kurulamayacağı- Kısmi menfi tespit davası açılamayacağından, faizin fahiş olması nedeniyle dava açan borçluya dava değeri tam olarak açıklattırılıp harcının tamamlattırılması gerektiği-

Satış bedeli- Sözleşme ve fatura tutarının farklı olması-

Sözleşmeye uygun fatura düzenlenmemesinin malın bedelini talep etme hakkını ortadan kaldırmayacağı-

İtirazın iptali- Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip-

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip yolu bırakılıp başka bir takip yolu seçilemeyeceği- İtirazın iptali davası açma koşullarından biri de usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin yapılması  olup, yetkili icra dairesince gönderilen ödeme emri usulsüz olduğundan, usulüne uygun yapılmış bir icra takibi ve takibe itirazdan bahsedilemeyeceği ve bu durumda, mahkemece itirazın iptali davası açma yasal koşulu oluşmadığından davanın reddi gerektiği-