İçerik Akışı

İnançlı İşlem-Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazın Devri-

Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların menkul mal niteliğinde olduğu ve mülkiyetinin devrinin zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceği- Tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışının da mümkün olduğu- Davacının davasına dayanak olarak sunduğu adi yazılı satış senedi tapulu taşınmaza ilişkin olmadığı için geçerliyse de, dava konusu taşınmaz devir borçlusu tarafından davalıya devredildiği gözönüne alındığında davacının inançlı işlem ile devredildi iddiasının TMK. mad. 1023 gereğince iyi niyet veya kötü niyete ilişkin olduğunun kabul edilmesi gerektiği- Ayrı davacı tarafından, dava dışı...  ile davalı arasında görülen dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile dava dışı adına tescili istemine konu dava dosyalarının esas ve karar numaralarının bildirildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede bir başka dava dosyasında dava konusu taşınmazın tapu kaydının 1/12 hissesinin iptali ile ... adına tesciline karar verildiği görülmüş olup mahkemece, davacının kadastrodan sonra ve fakat kesinleşme öncesine dayanan tapu iptali ve tescil isteğinin davalıya karşı ileri sürülmesinde TMK. mad. 1023 hükümlerinin nazara alınması ve bu hususta dava dışı .. tarafından davalı aleyhine açılan dava dosyalarının gözönünde bulundurulması gerektiği-

Satış İsteme Süresi- Süresiz Şikayet-

Alacaklının icra mahkemesine başvurusunun, süresinde satış talep ettiğinden haczin düşmediğine ilişkin olup, başvuru bu haliyle bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu-

Ecrimisil Davası- Keşif-

Keşif tutanağında ilaveler yapılmak suretiyle keşif anındaki mevcut durum açıkça tespit edilmeden keşif yapılmasının hatalı olduğu-

6183 s. Kanuna Dayalı Menfi Tesbit Davası- Ticari Defterlerin Delil Olması-

Davacının ticari defterlerinin usule uygun olarak tutulup tutulmadığı hususunda ek bir rapor alınarak yasaya uygun tutulmuş ise, HMK. mad. 222/3, cümle 3 uyarınca, diğer şirket defterlerinde hiç kayıt içermemesi nedeni ile lehine delil olduğu; aksi durumda davacı iddiasını ispatlayamadığının kabul edilmesi gerektiği- 6183 s. Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olduğu- Davalı vergi idaresinin harçtan muaf olduğu- Red sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-

Islahla Artırılan Maddi Tazminat İsteminin Reddi Halinde Vekalet Ücreti-

Maddi tazminatın ıslah edilen kısmı için davanın reddine karar verilmiş olması halinde, harcı yatırılarak artırılan dava değeri üzerinden reddolunan kısma göre belirlenecek nisbi vekalet ücretinin, davada vekille temsil edilen davalı ile dahili davalılar lehine hüküm altına alınması gerekirken; davalılar için maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu-

Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemi-Belirsiz alacak davası-

Sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlemler almakla yükümlü olduğu ve bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılacağı-  Davaya konu riziko poliçe vadesi içinde meydana gelmiş ve söz konusu hasarın davacının aracını kiralayanın çalışanının dava konusu biçerdöver ile aynı depoda bulunan dava dışı başka bir biçerdöverin tamiri sırasında kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlar sebebi ile yangının meydana geldiği, dava dışı çalışan aleyhinea açılan ceza davasında verilen cezanın da HAGB'e çevrildiği, çalışanın kendi aracının tamiri sırasında kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlar sebebi ile yangının meydana gelmesine sebep olduğu, davacının kiralayanın çalışanının zararın artmasına neden olup olmadığı, zararın meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı, tedbirler alınmadı ise tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun ceza dosyası da değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği- Belirsiz alacak davası olarak açılan davada, davacının alacağının tamamına talep gözönüne alınarak. ... tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah ile artırılan miktarın, ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu-

Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile maddi ve manevi tazminat istemi-

Davacının kasksız olarak motorsiklet kullanması davranışının zararını artırıcı bir etken olup olmadığı ve müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği-

İtirazın İptali- İlk Takibe İtiraz Edilmesi- Mükerrerlik İtirazı-

İtiraz üzerine duran ilk takibe karşı herhangi bir girişimde bulunmadan yeniden icra takibini başlatan alacaklının sonraki icra takibine itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasının, "mükerrer takip" bulunması (dava şartı) nedeniyle reddi gerektiği-

Açık hesap ilişkisine dayalı icra takibi- İtirazın iptali davasının icra takibine bağlılığı-

İtirazın iptali davası icra takibine bağlılığın hem alacağın miktarı, hem de alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu- Birden çok borç muaccel ise tediyenin, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edileceği- İcra takibi yapılmamış ise tediyenin, vadesi daha önce gelmiş olan borca mahsup edileceği- Takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaların tümünün teslim alan kısımlarında imza olduğu hususunun gözetilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı- Tarafların aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmamasına karşın işlemlerini açık hesap ilişkisi olarak devam ettirdikleri, açık hesap ilişkisinde zaman zaman ödeme yapıldığı, birden fazla mal ya da hizmet bulunduğundan ilişkinin, ödemenin hangi faturaya istinaden yapıldığını belirtmeye elverişli olmadığı, uyuşmazlığın ancak açık hesap ilişkisinin sonuna kadar incelenerek çözümlenebileceği yönündeki görüşlerin HGK. çoğunluğu tarafından benimsenmediği-

Dava dilekçesine davacı asilin TC kimlik numarasının bulunmaması durumu-

Dava dilekçesinde davacı asilin TC kimlik numarasının bulunduğu, tebliğe yarar adresinin bu numara ile UYAP sistemi üzerinden tespit edilebilir olduğu ve ibraz edilen vekaletnamede de davacının açık adresinin yer aldığı- Açılmamış sayılma hükmüne ilişkin gerekçeli kararın mahkemece kendiliğinden davacı asile tebliğe çıkarılmış olduğu- Somut olayda dava şartı yokluğunun bulunmadığı halde,  "mahkemenin mernis adresine bakma yükümü bulunmadığı" v.b gerekçelerle karar verilmesinin hatalı olduğu-