İçerik Akışı

Temsilcide yanılma-

Davanın Maliye Hazinesi'ne yöneltilmesi gerekirken, Başbakanlık Gümrükler Müsteşarlığına yöneltilmiş olmasının temsilcide yanılma olarak kabul edilmesi gerektiği, mahkemece öncelikle davacıya süre verilerek dava dilekçesinin Maliye Hazinesi'ne tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerektiği-

İstihkak davası- Güçlü delil olma/olmama-

Hacze konu hayvanların bir kısmının kulak küpe numaraları İlçe Tarım Müdürlüğü yazısı uyarınca davacı adına kayıtlı ise de anılan belgeler ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyeceği-

Müdahalenin men'i ve ortak alanlara kal ile birlikte haksız işgal tazminatı talebi-

Müdahalenin men'i ve ortak alanlara kal ile birlikte haksız işgal tazminatına karar verilmesi talepli davada müdahalenin men'i ve kal davasının tefrik edilerek Sulh Hukuk Mahkemesinde derdest olduğu anlaşılmakla bahsedilen mahkemedeki yargılamada müdahale edilen alanların neler olduğunun tespiti sonucu mahkemece verilecek kararın kesinleşmesi beklenilerek kesinleşen yerler yönünden (müdahale edilen yerler) ecrimisil talebi hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-

Arabulucu Müzakerelerinde Dava Açma Süresi

Telekonferans yöntemiyle yapılan arabulucu müzakerelerinde iki haftalık dava açma süresi, arabulucu ve her iki taraf imzasının tamamlandığı tarihten itibaren başlayacağı-

İhalenin feshi- Para cezası- İpoteğin paraya çevrilmesi

Satış talebinin düşmesi ile geçerli bir satış talebi kalmayacağından, satış isteme süresinin durması ve yeniden işlemeye başlamasının söz konusu olamayacağı; bu nedenle satış talebinin düşmesinden itibaren yeni bir süre işlemeye başlayacağı, dolayısıyla İİK’nın 150/e maddesinde belirtilen iki yıllık sürede alacaklının yeniden satış talep etmesinin zorunlu olduğu- İki yıllık satış isteme süresi içinde satış talep edilmez veya satış talebinin geri alınması hâlinde aynı sürede yenilenmez ise takibin düşeceği- Takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından yapılan ihalenin de bu nedenle feshi gerekeceği ve İİK’nın 150/e hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetileceği-

Ticari İşletmenin Borçları - Alacaklıları Zarara Uğratma

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların; ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödenmemesi, ancak o icra takibi ile sınırlı olduğundan, borçlunun gönderilen ödeme emrindeki borcu ödemeyerek, aynı anda birden fazla alacaklıyı zarara uğratması söz konusu olamayacağı, bu nedenle atılı suçun aynı neviden fikri içtima halinde işlenmesinin mümkün olmadığı-

Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi-

Davacılar desteğinin eğitim gördüğü meslek eğitim merkezinden mezun olduğunda, mezun olduğu okulun uzmanlık alanına göre ne iş yapabileceği, iş bulma durumuna göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, bu tespitlerden sonra desteğin belirlenen geliri üzerinden maddi tazminat hesaplaması yaptırılması gerekirken, asgari ücret kadar gelir elde edeceği varsayımına dayanan bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu- Kazada yolcu olan davacının kusursuz olduğu ve davacının kasksız şekilde nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapmasının, sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmesi gerektiği- Mahkemece; öncelikle destek yolcunun trafik akışına ilişkin olarak kusursuz olduğu kabul edilerek daha sonra davacının uygun olmayan şekilde kasksız yolculuk yaptığı hakim tarafından değerlendirilerek, dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği-

Üst Düzey Yönetici- Fazla Çalışma Ücreti

Üst düzey yönetici olan akaryakıt istasyon müdürünün, fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağı-

Nafaka Yükümlülüğü Doğmadan Yapılan Ödemeler-

Nafaka yükümlülüğü doğmadan yapılan ödemelerin nafaka borcundan mahsup edilemeyeceği- Mahkemece nafaka takdirine ilişkin ara kararından önce yapılan ödemelerin takibe konu alacaktan mahsup edilmeksizin hesaplanacak borç miktarı ile ilgili itirazın kaldırılması talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

'Dain-i mürtehin' olarak sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkı-

'Dain-i mürtehin' olarak sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkı dava dışı bankaya ait olduğundan, sigortalının, ancak dain-i mürtehinin açık muvafakatini almak suretiyle tazminat isteme hakkında sahip olacağı- Hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, ''itiraz hakem heyeti'nce; "dain-i mürtehin olan banka tarafından yapılan muvafakatın şartlı olması nedeni ile geçersiz olduğu gerekçesi ile başvurunun/itirazın reddine karar verilmişse de, dava dışı bankanın cevabına göre, davaya muvafakatı şartlı ise de, yine banka tarafından dosyaya bildirilen diğer cevaplarda "şartsız ve açıkça davaya muvafakat ettiklerinin" bildirilmesi, "kredi borcunun düzenli olarak ödeniyor olduğunun" yine aynı bankanın yazı cevaplarından anlaşılıyor olması ve bankanın davaya asli müdahale talebinin bulunması karşısında, İtiraz Hakem Heyetince "dain mürtehin sıfatı bulunan bankanın muvafakatinin geçerli olmadığının" kabul edilmesinin doğru görülmediği- Banka tarafından bildirilen borç miktarının, kredi teminat miktarının altında kaldığı gözetildiğinde, kredi borç miktarını aşan teminat limiti yönünden de bankanın davaya muvafakatinin aranmasına gerek olmadığı-