İçerik Akışı
Belirsiz Alacak Davası- Islah
Külli tespit kısmi eda istemli belirsiz alacak davasında, kısmi davada olduğu gibi kıdem tazminatı dışındaki talepler bakımından faiz başlangıcının dava-ıslah (talep artırımı) şeklinde ayrıştırılması gerektiği, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin ve dava dilekçesiyle istenen her bir alacak kalemi için talep edilen miktarlar ayrıştırılmadan dava açıldığı halde bu eksiklik giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu-
Belirsiz Alacak Davası- Zamanaşımı
Belirsiz alacak davasında dava açılmakla zamanaşımı kesileceğinden talep artırımına konu miktarların zamanaşımına uğramayacağı-
Fevkalade Haller- Mühlet- Tatil
Fevkalade Hallerde Mühlet ve Tatil
Dosya hesabı- Haricen tahsilat- Duruşmalı İnceleme
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda "yapılan ödemelerin ve haricen tahsilatların nazara alınarak yeniden hesap yapılmasını" talep ettiğinden, mahkemece, duruşma açılarak ve varsa tarafların gösterecekleri deliller toplanarak, borçlunun iddia ettiği ödemeler ödeme tarihi itibariyle değerlendirilip borçtan düşülerek faiz hesabının da ödemeler nazara alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, dosya üzerinde yapılan incelemeyle sonuca gidilemeyeceği-
Adi ortaklığa karşı dava açılması-
Tek başına tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa karşı davanın açılıp sonuçlandırılmasının usule ve kanuna aykırı olduğu- Mahkemece adi ortaklığı oluşturan şirketlerin belirlenip dava dilekçesini bu şirketlere ayrı ayrı tebliğiyle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği-
Dahili dava- Hasımda yanılmanın giderilmesi- Dava dilekçesinin tebliği- Zamanaşımı def'i-
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ve fakat davacının son işvereni olduğu anlaşılan şirketin davaya dahil edilmesinin, klasik anlamda "dahili dava" işlemi olmayıp, "hasımda yanılmanın giderilmesi" (HMK. mad. 124) olduğundan, bu davalının gerekçeli karar başlığında davalı yerine "dahili davalı" olarak gösterilmesinin hatalı olduğu ve mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul olarak edildiği- Kendisine dava yöneltilen şirket vekilinin, ilk defa katıldığı duruşmada vekalet sunduğu, talep artırım dilekçesinin de bu duruşmada elden tebliğ edildiği uyuşmazlıkta, dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilmesinin hatalı olduğu; kendisine önceden tebligat yapılmamışsa davadan duruşmaya katıldığı celse haberdar olduğunun kabulü ile davaya karşı süresinde yaptığı zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerektiği-
Tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini (TMK. mad. 1007)- Zamanaşımı süresi ve başlangıcı-
TMK'nın 1007. maddesine dayanılarak açılan davalarda, 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağı ve bu sürenin kadastro mahkemesinin kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı-
Alacağın temliki- İmzaya itiraz- Kötü niyet tazminatı-
Alacağı temik alan ile borçlu doğrudan ilişki içinde olmadığından temlik alacaklısının, borçunun imzasının borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olamayacağımdan, imzaya itirazın kabulü halinde temlik alan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği-
Mülkiyet Hakkı- Yolsuz Tescil- İhalenin Feshi- İhtiyati Tedbir- İhtiyati Haciz-
İhale öncesinde tapuya tescil yapılmadan kesinleşmiş mahkeme kararı ile TMK mad. 705 uyarınca taşınmaz mülkiyetini kazanan kişi, İİK mad. 134/2'de belirtilen "tapu sicilindeki ilgili" konumunda olmadığından, ihalenin feshini isteme hakkı bulunmadığı, ancak bu kişi, TMK mad. 705 uyarınca mülkiyet hakkına sahip olduğundan, maddi hukuktan kaynaklanan bu hakkına dayanarak genel mahkemelerde TMK mad. 1025'e göre yolsuz tescil hukuksal nedenine dayanarak genel mahkemelerde tapu iptali ve tescil davası açabileceği- Her ne kadar ihaleye konu taşınmazın tapu kaydında şikâyetçi lehine Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir şerhi konulmuş ise de; söz konusu ihtiyati tedbir kararı 'cebri satışı engellemeyeceği', bu sebeple şikâyetçi lehine ihtiyati tebdir şerhi verilmiş olması şikâyetçiyi İİK mad. 134/2'de yazılı ilgili konumuna sokmayacağı- Tapu kaydında lehine ihtiyati haciz şerhi bulunan şikayetçinin, ihtiyati haciz kararı hükümsüz kalmadığı sürece tapudaki ilgili sıfatı bulunduğundan ihalenin feshini istemeyebileceği-
Yıllık İzin Ücreti- Zamanaşımı- Hayatın Olağan Akışı-
İşçinin, işyerinde çalıştığı yedi yıl sekiz aylık hizmet süresince hiç yıllık izin kullanmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu- İş Kanunu'nun 59. maddesi gereğince, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği, yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğu, ayrıca sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının bir öneminin bulunmadığı- Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünün işverene ait olduğu, bu durumda işverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını 'imzalı izin defteri' veya eşdeğer bir belge ile kanıtlaması gerektiği- İş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkının 'izin alacağı'na dönüşeceği, bu sebeple zamanaşımının da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlayacağı-
