İçerik Akışı

Asıl iş- Yardımcı iş- Tanık beyanlar- İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren iş- Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi- Alt işverenin belli bir alanda uzmanlaşması- Davacının çalıştığı sahada davalının davacı ile aynı işi yapan işçisi bulunup bulunmadığı-

Önceki ihale sözleşmelerinin kanuna uygun kurulmamış olması veya muvazaalı olmasının, sonrakilerin de aynı şekilde kanuna uygun kurulmadığını ya da muvazaaya dayandığını göstermeyeceği- Davacının kapsamında çalıştığı hizmet alım sözleşmesi ve şartnameler doğrultusunda verilen işin ne olduğu ile asıl iş veya yardımcı iş olup olmadığının belirlenmesi gerektiği- Tanık beyanları dikkatle değerlendirilerek mümkün bulunduğu takdirde teknik bilirkişi marifetiyle işyerinde keşif icra olunması gerektiği- Verilen işin asıl iş olması halinde, İş Kanunu’nun 2. maddesi ile birlikte Maden Kanunu’nun ek 1. maddesi ile dayanağının ilgili Kanundan yer alan hükümler birlikte değerlendirilerek, özellikle “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren iş” kavramı yönünden teknolojilerin karşılaştırılması, asıl işin bölünerek alt işverene verilmesinde alt işverene ait teknoloji kullanımının mutlaka daha yüksek kapasiteye sahip olması gerekmediğinin düşünülmesi gerektiği- Alt işverenin belli bir alanda uzmanlaşması ve bu alanda yeterli bir teknolojiye sahip olması halinde işletmenin ve işin gereği olarak asıl için bir bölümünün alt işverene bırakılabileceği- Verilen işin asıl iş/yardımcı iş olup olmadığı, asıl iş ise mevzuat hükümlerine göre yapılması gereken değerlendirmeden başka, davacı işçinin sözleşme ve şartnamelerle tanımlanan iş kapsamında çalışıp çalışmadığı, davacının çalıştığı sahada davalının davacı ile aynı işi yapan işçisi bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği-

Mal, Hak Veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında Yönetmelik

22 Ocak 2022 T. ve 31727 sayılı Resmî Gazete

Pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil davası- İhtiyari dava arkadaşlığı- Dava değeri- Temyiz kesinlik sınırı-

Pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil davalarında, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin, davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı- Temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bir karar verilebileceği-

Tacir sıfatı- Cezai şarttan indirim-

Tacir sıfatını haiz borçlu cezai şarttan indirim isteyemezse de, belirlenen cezai şart miktarının, tacir olan borçlunun mahvına ve ekonomik yıkımına sebep olacağının bilirkişi raporuyla tespit edilmesi halinde cezai şart miktarında indirim yapılabileceği- Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tarafının aktif dava açma hakkı olduğu-

Tarafların talepleri olmaksızın hükmün tebliğe çıkarılması- Usulsüz tebliğ-

Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 216/1 maddesinde “Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi olmadıkça hüküm tebliğe çıkarılmaz. Taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilir, bir nüshası da diğer tarafa tebliğe çıkarılır.” düzenlemesinin hükme bağlandığı- Somut olayda, 'dosya içeriğinden tarafların talepleri olmaksızın gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı' bu nedenle gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, mahkemece verilen 16.06.2016 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına-

Aile konutu şerhi- Ortaklığın giderilmesi- Görevsizlik kararı

“Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi” istemine (TMK 652) ilişkin davanın sulh hukuk mahkemesinde görüleceği-

İhale kesinleşene kadar taşınmazın muhafazası için alacaklının yaptığı masrafların alıcıdan talep edilmesi- Sebepsiz zenginleşme-

İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceğinin icra müdürlüğünce kararlaştırılacağı ve bu süre zarfında yapılan masrafların alıcıya ait olduğu- Dava dışı borçlu tarafından feshi istenen ihaleye konu taşınmazda, davacı banka lehine ticari işletme rehni sözleşmesi kapsamında rehinli menkullerin ihale konusu yapılmadığı ve taşınmazla birlikte bu menkullerin de güvenliğini sağlamak maksadıyla özel güvenlik elemanları istihdam edildiği anlaşıldığından, bu menkullerin güvenliğini de sağlamak maksadıyla yapılan/yapılması gereken masrafın, davalı alıcıdan talep edilen muhafaza masraflarından mahsup edilmesi gerektiği-

İpoteğin vadeli tesis edilmesi- Önce başlatılan takibin durumu-

İpotek, vadeli tesis edildiğine göre, vadeden önce başlatılan takibin iptali gerektiği-

İİK'nın 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçu-

İİK'nın 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, üç aylık şikayet süresinden önceki nafaka alacaklarının adi alacak niteliğinde olduğu gözetilemeden, "infaz tarihindeki tahakkuk eden toplam nafaka bedelinin ödenmesi halinde cezanın tüm sonuçları ile düşeceğinin sanığa ihtarına" şeklinde karar verilmesinde isabet görülmediği-

23/06/2015 ve 12/08/2016 haciz tarihleri ile 09/06/2016 satış talep tarihi ve 15/11/2016 satış avans tarihi arasında satış isteme süresi hesabı- İhalenin feshi- Açık artırma ilanında taşınmazların adresinin yanlış yazılması-

Açık artırma ilanında taşınmazların adresinin yanlış yazılması hususunun satış ilanı tebliğinden itibaren süresinde şikayet konusu edilmesi gerektiği- Satış isteminin varlığını kabul için bu konudaki açık talep yanında satış giderlerinin de yatırılması gerektiği- Satış talebinden önce masraf yatırılmasının, o tarihte satış talebinde bulunulduğu anlamına da gelmeyeceği- Alacaklı vekili tarafından haciz tarihine göre bir yıllık yasal sürede satış talebinde bulunulmuşsa da, aynı tarihte satış avansı yatırılmadığı, satış avansının yasal süre geçtikten sonra yatırıldığı, haciz tarihi ile satış avansı yatırılma tarihi arasında satış isteme süresinin geçtiği, ihaleye konu taşınmazlara tekrar haciz konulduğu görülmüşse de; son haciz şerhinden sonra alacaklı vekilinin usulüne uygun ve yasal süresinde satış talebinde bulunmadığından satış isteminin varlığını kabul için bu konudaki açık talep yanında satış giderlerinin de yatırılması gerektiğinden, haczin düşmüş olacağı-