İçerik Akışı
İdari para cezası- Menfi tespit-
Davacı şirkete söz konusu idari para cezası içerikli ödeme emri tebliğ edilmemiş ise de, bu idari para cezasının davacı şirket adına kesildiği belirgin olduğundan, mahkemece söz konusu talebin menfi tespit istemli olduğu gözetilerek, gerekli araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Forward sözleşmenin TBK'nun genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerine aykırılık taşıdığı iddiası-
"Davalı bankanın forward işlemi hakkında davacı yeteri kadar bilgilendirdiği ve aydınlattığı hususunu" ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de, risk bildirim formu da dahil ilgili tüm belgeleri imzalayıp davalı banka ile aralarındaki türev işlemleri sözleşmesinin hukuken geçerli olduğunu kabul ettikten sonra, zarar ettikleri türev sözleşmenin hukuken geçersiz olduğuna ilişkin davacı iddiasının hukuken korunamayacağı- Tacir olan davacının yaptığı işlemlerin, attığı imzanın sorumluluğunu kavrayabilecek kimse olduğu, yapılan işlemin riskli olduğu, aynı şekilde bankanın da zarar edebileceği, kurun vade farkından korunmak için sabitlendiği, dolayısıyla davalı bankanın kendiliğinden bu işlemi yapmasının olanaksız olduğu- Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı banka tarafından kesinti yapıldığından, mahkemece, yapılan kesinti miktarı da denetlenmek suretiyle, sözleşme uyarınca fazla kesinti yapılmadığının tespiti halinde davanın reddi gerektiği-
Zamanaşımının kesilmesi- Kısmi dava- Belirsiz alacak-
"Fazlaya dair haklar saklı tutularak, şimdilik ...TL’nin davalıdan" tahsili istenmiş olup davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmediği, yargılama devamında ise alınan bilirkişi raporu üzerine, dava değerinin ıslah edildiği anlaşıldığından, davanın bu hali ile kısmi dava olduğunun tartışmasız olduğu- Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmeyeceği, zamanaşımının, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesileceği- Taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde Yargıtayın temyiz eden tarafın yararına olarak verdiği bozma kararına uyan yerel mahkemenin artık, temyiz eden tarafın önceki bozulan karara oranla daha aleyhine bir hüküm veremeyeceği-
İhalenin feshi- Hatalı olarak yüksek pey sürülmesi-
İhalesi yapılan taşınmazın muhammen bedeline (1.220.000,00 TL) göre e-satış portalı üzerinden yapılan 12.497.770,00 TL'lik teklifin açıkça maddi hata olduğunun kabulü gerektiği-
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tenfizi kabil kesinleşmiş bir ilam niteliğini haiz olup olmadığı
Tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının, bu mahkemenin kendi usul kurallarına göre belirli bir miktar alacağın tahsilini hüküm altına aldığı ve bu haliyle MÖHUK 50 vd. kapsamında tanımlanan tenfizi mümkün olan bir mahkeme ilamı niteliğinde olduğu, ülkemizdeki usul hukuku kurallarına göre bir "icra emri" olarak değerlendirilerek tenfizi kabil bir ilam niteliğinde olmadığının söylenemeyeceği- "Tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının ödeme emri niteliğinde olduğu, ilk aşamada geçici olarak icra edilebilir nitelikte olup yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle kesin anlamda icra edilebilir hâle geldiği, yabancı mahkeme kararının nihai alamda verilen bir ilam niteliğinin bulunmadığı, alacağın mahkeme tarafından ilama bağlandığına dair bir hükmün mevcut olmadığı, bu haliyle kesinleşmiş bir ödeme emri statüsündeki yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün olmadığı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Haksız rekabetin önlenmesine ilişkin ilamlar-
İlamın kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceği-
Maddi tazminat- İtirazın iptali- Rayiç değer-
Satım sözleşmesine aykırı olarak çimento ambalajlaması nedeniyle oluşan zararın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, dava dışı 3. kişinin çimentoları davacının ambalajlanmasından sonra yeniden ambalajlanması halinde, davacının çimento ambalajlamasını evsafa uygun yapmadığı sonucunun oluşacağı- Davacının yeniden ambalajlanma neticesinde talep ettiği masraflar nafile hale geleceği ve bu kalem yönünden talep edilen miktara hükmedilmesinin hatalı olduğu- Davacının ve dava dışı 3. kişinin aynı çimento torbalarını mükerrer değiştirmesinin söz konusu olup olmadığı öncelikle belirlenerek, her halükarda mahkemece taraflar arasındaki sözleşmede belirlenmiş çimento ambalajının yapılması için gereken torbalarının yapıldığı yıl ve yerdeki piyasa rayiç değerleri ile işçilik masraflarının alanında uzman yeni bilirkişi heyetince belirlenmesi gerektiği-
Satıcının ağır kusurlu olması- Sözleşmenin feshi- Zamanaşımı
Satıma konu cihazlardaki arızanın sürekli tekrarlandığı, satıcının yetkili servisi tarafından arıza tespit onarım ve parça değişimleri hatta makinelerin değişiminin gerçekleştirildiği, arızaların cihazlar çalıştıkça ortaya çıkacak türden olduğu uyuşmazlıkta, ağır kusurlu olan davalı satıcı, "satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu" ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağından, sözleşmenin feshiyle ödenen bedelin iadesine ilişkin davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığının kabulü gerektiği-
Sözleşmeden dönme- Cezai şart- İfa imkansızlığı-
Sözleşmeden kaynaklanan dönme cezasının tahsiline ilişkin itirazın iptali davasında, sözleşmeyle iş yerini boşaltmayı ve teslim etmeye dair taahhüdünü yerine getirmemiş olan davalıdan sözleşmede belirlenen cezai şartın istenebileceği- İş yerinin sahibi olan dava dışı kiraya verenin devre onay vermemesi nedeniyle akit ifa edilemediğinden cezai şartın istenemeyeceğine ilişkin görüşün kabul görmediği-
İnfazda tereddüt- Hizmet süresi- Alacak davası- Hizmet alım-
Mecburi hizmet süresini tamamlamadan adli malul olarak emekliye ayrıldığı ve kendisine yapılan öğrenim, eğitim, yetiştirme masraflarını, yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak tazmin etmekle yükümlü olduğu iddiasıyla açılan alacak davasında, öğrencilik dönemine ait masraf kalemlerinden; "yiyecek masraflarının yarısının", "öğrenci harçlıklarının, kitap-kırtasiye giderlerinin ve ilaç-tedavi giderlerinin ise tamamının" ve "personel ve amortisman giderlerinin" düşülmesi suretiyle kalan masraf tutarı üzerinden yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak borcunun hesaplanmasının gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, öğrenci harçlıkları maliyetten düşülmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu- Eğitim gördüğü Harp Okulunun 1997-2001 yıllarına ait gerçek harcama kalemlerini ve masraflarını gösterir şekilde güncellenmediği ve enflasyon katsayısı uygulanmamış maliyet broşürlerinin ve özellikle maliyet cetvelinde yer alan eğitim-öğretim, iaşe ve uçuş eğitimi masraf kalemlerine ait tüm belgelerin davacı idareden temin edilmesi gerektiği, temin edilemediği takdirde bu husus davalı lehine olacak şekilde söz konusu gider kalemlerinin masraftan düşülmesi gerektiği-
