İçerik Akışı
Borçlu şirket yetkilisine gönderilen haciz ihbarnamesinin sonuçları- Usulsüz tebligat- Takipten haberdar olma-
Borçlu şirket yetkilisine gönderilen haciz ihbarnamesiyle borçlu şirketin takipten haberdar olduğunun kabul edilemeyeceği- Gerçek kişiye yapılan tebliğ ile farklı bir tüzel kişiliğe sahip şirkete yapılan tebliğin öğrenilmiş olmayacağı-
Yetki sözleşmesi- Bonodaki yetki kaydı-
Bonolarda düzenleyen ve lehtar şirketler tacir sıfatını haiz bulunduklarından HMK. 17 gereğince yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve yetki sözleşmesi tarafların külli ve cüz’i haleflerini de bağlayacağından, lehtarın cirosu ile takip alacaklısı bankaya geçen bonoya dayalı takibin yetki kaydındaki yerde yapılmasının usule uygun olduğu-
Bağışlamadan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemi-
Resmi akitte temlikin şartsız bağış olduğu yazılsa da, mülkiyetin naklinin dayanağını teşkil eden idari karar veya sair belgelerden temlikin koşula bağlandığı anlaşılabiliyorsa bu olguların dikkate alınması, bu itibarla, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerektiği- Protokol başlıklı belgede dava konusu taşınmazın TSE hizmet binasının inşası için davalıya hibe edildiğinin vurgulandığı ve davalı İdarenin, TSE hizmet binasının faaliyet göstermesi için kendisine temlik edildiği anlaşılan dava konusu taşınmazdan taşındığı ve taşınmazın dava ve keşif tarihleri itibariyle kullanılmadığı anlaşıldığından, bağışın koşullu olduğu ve "TSE hizmet binasının ... iline taşınması sonucunda" koşulun yerine getirilmediği gözetilerek "bağışlamadan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine" ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Şirketin kapalı olması durumunda tebligat yapılma usulü-
Muhatap şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması geremediği ancak komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, aksi halde tebliğ işleminin usule aykırı olacağı
Trafik kazası sonucu maddi tazminat istemi- Uzamış ceza zamanaşımı-
Kaza sonucu sadece davacının desteği sürücü vefat ettiği, başkaca kimsenin yaralanmadığı ve hayatını kaybetmediği, trafik kazasının yaşandığı tarihte yürürlükte olan TCK.'ye göre söz konusu eylem olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davanın uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gözetilerek reddine karar verilmesi gerektiği-
Kaporanın iade edilmemesi koşulu- Bonoya bağlı menfi tespit davası- Kötüniyet tazminatı-
Taraflar arasındaki sözleşme, Leasing sözleşmesinin onaylanmaması nedeniyle iptal edilmiş olup, ayrıca sözleşmedeki bağlanma parasının (kaporanın) iade edilmemesi koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından, bonoya dayalı menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi isabetliyse de, davalının icra takibi başlatmakta haksız ise de ayrıca kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Yabancı para ile kira alacağının belirlenmesi- 32 sayılı Karar ile yapılan değişiklikler-
Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla yürürlülüğe konulan mevzuatta 2018 yılında yapılan değişiklik ile döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak sözleşme yapma özgürlüğüne sınırlama getirilmekle ekonomik kamu düzeninin korunması amaçlanmış olup bu durumun mahkemelerce re'sen dikkate alınmasının gerektiği- "İcra dairesinde ileri sürülmeyen sebeplerin yargılamada dinlenemeyeceğinden, takibe konu dövize endeksli kira bedeli konusunda inceleme yapılamayacağı" gerekçesinin hatalı olduğu- Euro kira alacağının ödenmesinin talep edildiği ve 32 sayılı Kararda belirtildiği gibi taraflar arasında kira bedelinin ödenmesi konusunda mutabakata varılmadığı anlaşıldığından, icra mahkemesince değişikliğin değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
İhalenin feshi talebinin, hangi durumlarda ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olacağı- Dava harcı yatırılmadan teminatın yatırılmasının hukuki sonuç doğurmayacağı-
30.11.2021 tarihinden sonra, ihalenin feshi talebinin, satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve nispi harcın yarısının peşin yatırılacağı, bu kişilerin ihale bedelinin % 5' i oranında teminat yatırmasının da şart olduğu- Dava harcı diğer dava şartlarından önce geldiğinden, dava harcının yatırılması sağlanmadan teminatın yatırılıp yatırılmamasının hukuki sonucunun da olmadığı- İhalenin feshi davalarında, mahkemece öncelikle davacıya nispi harca yönelik olarak Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde süre verilip, harç yatırılırsa, teminat şartına ilişkin işlemler yeniden yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği-
Uzman görüşünün taraf beyanı veya açıklaması olma özelliği-
Uzman görüşünün, davacı taraf açısından yazılı belgeye bağlı bir beyan niteliğinde olduğu- Uzman görüşünde yer alan maddi vakıaların, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar gibi bağlayıcı etkisinin olduğu- Uzman görüşünün taraf beyanı veya açıklaması olma özelliği göz ardı edilmemesi gerektiği, içeriğindeki vakıaların davacı açısından bağlayıcı olduğu dikkate alınarak, bu çerçevede yapılacak değerlendirme sonucunda uyuşmazlığın esası ile ilgili bir karar verilmesi gerektiği- İşçi tarafından bildirilen ücret miktarı aşılarak hesap yapılmasının vakıa aşımı niteliğinde olduğu ve kararın bu yönüyle hatalı olduğu-
Kiracı tacirin kira sözleşmesini feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı-
Kiracı tacirin, muayanehane olarak çalışma ruhsatının alınabilmesi için hangi özel koşulların sağlanması gerektiğini bilmesi gerektiği ve ticarethane olarak kullanacağı yeri tespit ederken bu koşulların mevcut olup olmadığını sözleşmenin başında öngörüp basiretle araştırması gerektiği- Kiracının binayla ilgili gerekli belgelere henüz sahip olmamışken sonrasında kiraya verene bırakacağını bildiği tadilatları tamamlayıp faaliyete başladıktan sonra bitimine az bir süre kala sözleşmeyi feshederek yaptığı harcamaların bedelini kiraya verenden talep etmesinin iyi niyet kuralı ve basiretli davranma ilkesi çerçevesinde haklı görülmediği- Aynı yerde bir kısım hekimlerin gereken raporları aldığı da gözetildiğinde kiraya verene daha ağır bir sorumluluk yüklemenin, sözleşmede açıkça muayenehane olarak çalışma ruhsatının alınamaması hâline ilişkin özel bir sorumluluk hükmü düzenlenmediğine göre, taraflar arasındaki edim dengesi ve hak ve nesafet ilkesine uygun düşmeyeceği-"Muayenehane ruhsatı almak kiracıya ait bir husus ise de kiraya verenin de bunu sağlamaya elverişli raporları vermesi gerektiği, bu raporlar mevcut olmadan kiracıdan kira sözleşmesine devam etmesinin beklenemeyeceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
