Tapu kaydı iptal edildikten sonra kamu yararı söz konusu olduğundan taşınmazın kıyı olarak terkinine karar verilmemiş olması yanlış ise de yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasına tapu kaydının iptaline cümlesinden sonra gelmek üzere "...kamunun istifadesine açık kıyı olarak terkinine ..." sözcük dizisinin eklenmesi gerekeceği-
TMK'nun 713/2.maddesine dayalı olarak açılan davalarda, davanın öncelikle kayıt malikine, ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi; bu kişilerinde tespit edilememesi durumunda, gerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve gerekse TMK'nun 501.maddesi hükmü uyarınca son mirasçı sıfatıyla Hazine aleyhine yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekli olup kayıt malikine kayyım atanması suretiyle yargılamaya devam olunmasının da mümkün olmayacağı-
Gerek davacılar vekilinin yargılama sırasındaki açıklamalarından, gerekse Mahkemenin gerekçe bölümündeki açıklamalarından davanın hangi hukuki sebebe veya sebeplere dayanılarak açıldığı anlaşılamadığından, mahkemece yapılması gereken iş, HMK'nun 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacılar vekiline az yukarıda açıklandığı üzere taleplerini hangi hukuki sebebe dayandırdıklarını açıklattırmak, taleplerini somutlaştırmasını istemek, davacılar vekilinin ileri süreceği talebi gözönüne alarak iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerini eksiksiz toplamak, tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre işin esasına yönelik olumlu veya olumsuz bir karar vermek olması gerekeceği-
Dava, mülkiyet hakkına dayalı olarak Hazine tarafından açılan iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, dava konusu parselin bitişikte bulunan mera parselinden açılmak suretiyle elde edilen yerlerden olup olmadığı, tahsisli ve kadim meradan sayılan yerlerden bulunup bulunmadığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması gerekeceği-
Davalı vekilinin temyiz itirazı reddedildiğinden, 3402 sayılı Kanuna 6099 sayılı Kanunla eklenen 36/ A maddesi gereğince tüm masrafların ve harcın davacı taraf üzerinde bırakılmasına gerektiğine, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Tapu iptali davasında, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden, Anayasa'nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları geriye yürümese de ve 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin hüküm verildiği tarih itibariyle doğru ise de; iptal kararının kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemeyeceği, ancak henüz devam eden uyuşmazlıkların iptal kapsamında bulunacağı-
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden, HMK'nın 323/1 maddesine göre yargılama giderlerinden sayılan harçtan ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı-
Tapu iptali ve terkin davasında, 3402 sayılı Yasa'ya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Tespit harici bırakılan ve kabulüne karar verilen taşınmazın bitişiğinde DSİ adına tapuda kayıtlı 242 nolu parsel bulunduğuna göre TMK'nın 713/3 maddesi gereği davanın DSİ'ye yöneltilmesi, davaya katıldığı takdirde tanık ve diğer delillerini bildirmesi için kendilerine imkan ve süre tanınması gerekeceği-
Tapu iptali ve tescil davalarında, davanın kural olarak kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise belirlenecek mirasçılarına yöneltilerek açılması gerekeceği-