Mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil davasında, satış sözleşmesine konu 175 m2'nin ifrazı mümkün olmadığından davalı üzerindeki kaydın iptaliyle 3402 sayılı Kadasro Kanunu'nun 15/2 maddesi uyarınca paylı olarak davacı adına tesciline karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu parsellerin evveliyatlarının mera olduğu, Belediye tarafından meralık nitelikleri değiştirilerek mesire alanı vasfı ile tapuya Belediye adına tescilleri sağlanmış ise de bu tescillerin yolsuz olup, taşınmazların meralık niteliklerinin değiştiğinin kabul edilemeyeceği, öncesi mera vasfında iken inşa edildikleri anlaşılan muhdesatlar bakımından Belediyenin herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı, yolsuz tescille mera vasfının mesire alanı olarak değiştirilmiş olmasının Belediyeye bir hak bahşetmeyeceği, meralar üzerinde meydana getirilen muhtesatlara da hukuken değer verilemeyeceği, Mera Kanunu ile meraların işgalinin suç sayıldığı gözetildiğinde meralar üzerindeki muhdesatlara yasallık sağlayacak şekilde tespit ve bu tespite dayalı alacak kararının verilemeyeceği-
Tapu iptali ve tescil davasında, olayda keşifte belirlenen değer üzerinden harç tamamlattırılmadığı için Mahkemece dava dilekçesinde gösterilen dava değeri olan 10.000-TL üzerinden yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12.maddesi uyarınca nispi vekalet ücreti taktir ve tayini gerekeceği-
Dava, payın iptali isteğine ilişkin bulunmayıp, taşınmazın tamamının mülkiyetinin aktarılmasına yönelik tapu kaydının iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğundan, bu tür davalarda davanın kayıt maliklerine, kayıt maliki ya da malikleri ölü ise mirasçılarına yöneltilmesi gerekeceği-
Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai karar olup HUMK'nun 423/6. maddesi hükmü gereğince yargılama gideri niteliğindeki vekalet ücretinin de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözönünde bulundurularak hükme bağlanması gerekeceği-
Davacı tarafın talebinin muvazaa nedeniyle satışın iptali olduğu ve buna göre davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu-
Tapu iptali ve terkin, men-i müdahale, yıkım davasında, işin esasının ve dava konusu taşınmazın, 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesi ve ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmaması gerekeceği-
Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından açılan ve henüz infaz edilmemiş bulunan dava ve kararlarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil yargılama gideri yükletilemeyeceği-
Kesin hüküm, HMK'nun 303. (HUMK. m. 237) maddesinde düzenlenmiş olup, kesin hükümden söz edebilmek için, öncelikle, davanın taraflarının konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekeceği-
Dava TMK'nun 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, davacı dava konusu taşınmazın miras bırakanından kaldığını bildirdiğine ve taşınmazın da mirasçılar adına tapuya tescil edilmesini istediğine, tereke murisin ölüm tarihi itibariyle elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna göre davada yer almayan diğer mirasçıların yöntemine uygun bir biçimde muvafakatlarının alınması, davaya katılmalarının sağlanması veya TMK'nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuruyla yargılamaya devam edilmesi, dava şartı yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekeceği-