Taşınmazda 12/40 hisse sahibi davalıların murisi olmayıp bu kişi, mirasçıları olduğundan ve elbirliği halinde tüm mirasçılar adına kayıtlı olduğunun kabulü gerektiğinden, TMK'nun 701. maddesi gereğince elbirliği mülkiyetinde bir veya birkaç mirasçının zilyetliğinin tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayıldığından, davacıların TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan ölüm hukuki sebebine dayalı olarak tapu iptali ve tescil istemi konusunda gerekli koşulların oluşmadığı-
Ortak murisin ölümünden sonra terekesinin mirasçılar tarafından paylaşıldığı, dava konusu 404 nolu parselle birlikte iki adet parselin daha davacılar yakın murise isabet ettiği, gerek bu taşınmazların gerekse diğer mirasçılara düşen taşınmazların taksim sözleşmesi uyarınca tapuda devrinin gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın ise devir masrafları muris tarafından karşılanmadığından devrinin sağlanmadığı anlaşılmakla davanın tümden kabulünün gerekeceği-
Davacı taraf, dava dilekçesinde her türlü delile dayandığına göre yemin delili de bu kapsama gireceğinden, davacının, davalılara yemin teklif edip etmediğinin sorulması, davacının yemin teklif etmesi ve davalıların yemin teklifini kabul etmeleri halinde, HMK'nın 225-240 maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak dava konusu arsanın satış bedeli yönünden davalılara yemin ettirmek ve ondan sonra talep hakkında iddia ve savunma doğrultusunda olumlu ya da olumsuz bir karar vermek gerekeceği-
Muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini içerdiğinden, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında, dava, kayıt malikine, kayıt maliki ölüyse mirasçılarına yöneltilerek açılması gerekeceği-
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27/1.maddesi hükmüne göre, mahalli hukuk mahkemelerinde görülen kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine kendiliğinden devrolunacağı; aynı Kanun'un 26/son maddesi hükmüne göre de, Kadastro Mahkemesi'nin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı-
Tapu iptali ve tescil davasında, davalı ve kayıt maliki Belediye hiçbir zaman TMK 713/2. fıkrasında yazılı hukuki sebepler arasında yer alan unsurlardan olmadığından, davacının dayandığı tapu tahsis belgesi esas alınarak araştırma ve inceleme yapılıp, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai karar olup HUMK'nun 423/6. maddesi hükmü gereğince yargılama gideri niteliğinde vekalet ücretinin de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözönünde bulundurularak hükme bağlanması gerekeceği-
MK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasında, mahallinde yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar, HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılması, aynı Kanun'un 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmesi, davacının satın aldığı miktarın zemindeki yeri belirlendikten sonra ifrazının kabil olması halinde tapusunun iptaliyle ayrı bir parsel numarası verilerek, ifrazının kabil olmaması veya zemindeki yerinin belirlenememesi halinde ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15/2 maddesi uyarınca paylı mülkiyet şeklinde davacı adına tesciline karar verilmesi gerekeceği-
Kural olarak kesin hükümden sözedilebilmesi için HMK'nun 303. (HUMK. m. 237) maddesine göre, davaların taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekeceği-