Bedelde muvazaa iddiasını da ihtiva eden bir şufa davasında, davacının bu iddiasını kanıtlayamaması halinde, mahkemece, davacıya tapuda gösterilen bedel üzerinden şufa hakkını kullanıp kullanmayacağı sorulmalı, kabul ettiği taktirde bedelin depo edilmesi için uygun bir süre verilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekeceğ
Tapu sicilinin ve kadastral tespitin iskân kayıtları ile uyumlu hale getirilmesi amacına ilişkin davanın görülmesinin adli yargının görevine girdiği-
Davacı koca, davalı kadının kendisini hile ile kandırarak gerçekte bağış olduğu halde satış gibi gösterilerek ihtilaf konusu taşınmazın adına devrini sağladığını; aralarındaki sözleşmenin satış olmayıp bağış olduğunu ileri sürerek muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescili talebinde bulunmuştur. Senede bağlanmış sözleşmenin tarafları, o sözleşmeye ilişkin muvazaa iddiasını ancak senet ile ispat edebilir ve tarafların karı-koca olmasının bu kuralı ortadan kaldırmayacağı- Hile iddiasının gözönünde bulundurulması için hileye delalet edecek maddi ve hukuki olguların belirlenip bunlara dayanılması gerekli olup davacı bu hususta bir maddi vakıaya dayanmamış ve davacı muvazaa iddiasını yazılı delil ile de ispat edememiş olduğundan davalı tanık dinlenmesine muvafakat etmediğine göre davanın reddinin gerekeceği-
İştirak halinde mülkiyete konu taşınmazlarla ilgili gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin, bu mülkiyet sona erdiğinde ifa kabiliyetini kazanacağı ve zamanaşımının da bu tarihten başlayacağı, iki kişisel hak birbiriyle çatıştığında önceki tarihli olanına değer vermek gerekeceği-
Muvazaa nedeniyle geçersiz sözleşmeye dayanılarak bir taşınmazın tapuda temlikinin yapılmış olması halinde, bu tescilin bir “yolsuz tescil” hükmünde olacağı ve bu durumun kanıtlanması halinde, tapu kaydının -MK. 1025 uyarınca- iptali gerekeceği-
Bağışlanan taşınmazın amaç dışında kullanılmasının tapunun iptaline neden olabileceği-
Tapu iptali ve tescil davalarının, kayıt maliki (malikleri) ya da onların mirasçıları hasım gösterilerek açılabileceği-
Dava konusu olayda gizli bağış hukuki sebebine dayanıldığı anlaşılmakta olup, böyle bir davada 01/04/1974 tarih ve 1/2 sayılı İ.ları Birleştirme Kararının uygulama yeri yok ise de, elden bağış olgusunun sübutu halinde bedelin tenkise tabi tutulacağı-
Davalı yüklenicinin, arsa sahibince verilen vekaletnameyi tahrif ve sahtecilik yapmak suretiyle başkasını tevkil edip taşınmazı kendi üzerine geçirmesi, başkalarına satış suretiyle ara malikler kullanıp tasarruflarda bulunması gibi olgular gözetildiğinde; davalı, ara malikler ve yüklenici ile birlikte hareket ettiğinden, en azından iyiniyetli olmadığından, «tapunun iptali ile davalının adına tesciline» karar verilmesi gerekeceği–
Komşu taşınmazlara uygulanan kayıtların malik olarak davacı ile hukuki ilişkisinin tesbiti, kayıtların nizalı taşınmaz yönünü mer'a okuyan sınırlarında ve çevresinde dava tarihinde veya öncesinde eylemli mer'anın bulunup bulunmadığı, dava konusu parsel ile ilgili olarak davacının bu taşınmazda satınalma veya irsen intikal yoluyla zilyetliğinin bulunup bulunmadığı ve davacı ile önceki zilyetler yönünden zilyetlik süreleri de araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği-