Davaya konu temliki işlemin yapıldığı tarihte başka mirasçıların bulunmasına karşın, o tarih itibariyle mirasçı sıfatını henüz kazanmamış olan ancak miras bırakanın öldüğü tarihte mirasçı durumunda bulunan miras bırakanın danışıklı işleminden sonra evlat edindiği ya da evlendiği kişi ya da ana rahmine düşen çocukların, muris muvazaasına dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilecekleri - Muvazaalı işlemlerin müeyyidesinin mutlak butlan olduğu, mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulacağı, miras bırakanın muvazaalı temliki yaptığı tarihteki çocukları ile bundan sonra ana rahmine düşen çocukları arasında dava hakkı yönünden hiçbir fark gözetilmediğinden, miras bırakanın muvazaalı temlikten sonra evlat edindiği veya bunun muvazaalı temlikten sonra evlat edindiği veya evlendiği kişinin yahut ana rahmine düşen çocuğunun muris muvazaasına dayanarak tapulu taşınmazlar hakkında açtığı iptal ve tescil davalarında 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İBK.'nın uygulama yeri bulacağı, ve davacının dava açabileceği-
Yerel Mahkemenin, depo edilmesi gereken vefa bedelinin sözleşmede öngörülen paranın alım gücüne göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek verdiği, direnme kararında bir isabetsizlik olmadığı-
Gerek İmar Kanunları gerekse İmar Affı Yasalarında öngörülen imar ıslah çalışmaları sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteği ile açılan davalara: Kayıtların oluşumuna esas alınan başka bir değişle tapu kaydının illeti ve sebebi sayılan idari kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından; idari karar idari yargı yerinde ortadan kaldırılmadıkça genel yargıda tapu sicilinde gerekli düzeltme yapılamayacağı- İmar parselinin oluşumuna esas alınan idari kararlar iptal edildiğinde de, yeni parselin tesbitine esas alınan hukuki temel ortadan kaldırıldığından, mahkemece eski kadastro parseline dönülme ( eski hale getirme ) kararı verilmesinin gerekeceği-
Usulüne uygun olarak yapılan miras payı hakkındaki sözleşmenin, taraflar arasındaki başka bir inanç sözleşmesinin varlığı konusunda yazılı delil başlangıcı sayılma koşulları -
Kesinleşen orman tahdidi mevcut ise, mülkiyet uyuşmazlığının çö-zümünde memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanamayacağı, orman kadastrosu yapılan bölgelerde, bir yerin orman sayılan yerlerden bulunup bulunmadığının tespitinde, salt sınırlandırma harita ve tuta-nağının yerel ve uzman bilirkişilerce mahalline uygulanması gerekeceği-
“Üçüncü kişi” durumunda olan davacıların, muvazaa iddiasını her türlü delil ile ispat edilebilecekleri-
Davacı “taşınmazı gerçekte satmadığını alınan borcun teminatı olarak devredildiğini” ileri sürdüğünden, davanın hukuksal niteliğinin inançlı temlik olduğu, bu durumda davacının iddiasını 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İ.ları Birleştirme kararı uyarınca yazılı delil ile ispat etmesi gerekeceği-
İ.lı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davalarında davacının iddiasını -5.2.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçt. Bir. K. uyarınca- yazılı delil ile ispat etmesi gerekeceği-
‘Hata’ ve ‘hile’ nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açılabileceği- “Hata” ve “hile” kavramlarının içeriği-
Ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesinin, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir bağıt olduğu, başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerinden olduğu, özellikle yakın akrabalara yapılan temlik işlemlerinde sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu olmadığı gibi, bu ihtiyacın sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş olmasının sözleşmenin geçerliliğine etkili olamayacağı, miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için; sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan malvarlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulmasının gerekeceği-
