Kadastral parsellerin ihyası isteğine ilişkin uyuşmazlıkta, imar parselleri hakkında imarla oluşan sicil kayıtlarının iptaline karar verilmeksizin eski hale ihya kararı verilmiş olmasının ve kadastral parsel kapsamında kaldığı anlaşılan “park”ın kabul kararı dışında bırakılmasının isabetsiz olduğu-
İmar şuyulandırmasının dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanaksız kalacağı ve yolsuz tescil durumuna düşeceği; dayanıksız kalan (illetten mücerret) kaydın ise iptalinin gerekeceği ve kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyası şeklinde karar verilmesi gerekeceği-
5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde karara bağlanan davada hak düşürücü süreden reddedilmişse de, anılan yasa Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olduğundan ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına gireceğinden, hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğunun kabul edilemeyeceği- İşin esasının belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre çözüme kavuşturulacağı- Çekişme konusu taşınmaza kadastro tespiti esnasında uygulanan tapu kaydının hazinenin de taraf olduğu mahkeme ilamı ile oluştuğu anlaşıldığına göre, öncelikle tescil ilamının dayanağı harita uygulanarak kapsamının saptanması ve belirlenen durumun krokiye yansıtılması, çekişmeli taşınmazın kroki kapsamında kalması halinde tecsil ilamının tarafı olan Hazineyi bağlayacağının düşünülmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 6099 s. K. hükümlerinin gözetilmesi suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekeceği-
3402 sayılı Yasanın 18. maddesine dayalı tescil isteğine ilişkin davanın kabulüne karar verilmekle yetinilerek tescil hükmü kurulmamış olmasının infazı mümkün olmayan bir hüküm olduğu- Bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı yüklenemeyeceği-
Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için belli bazı koşulları sağlaması gerekeceği-
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün olmayıp davaya konu olayda mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen kişinin artık nüfus siciline tescilinin mümkün olmadığı-
Sicil kaydı iptal edilen dava konusu taşınmazlar yönünden, Kaydın dayanağını teşkil eden idari işlemin iptal edilmesiyle, sicil kaydının TMK.'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği ve sicilin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Tapulu taşınmazların satışında tarafların kabul beyanlarının bu işlemin resmi şekilde yapılmamış olmasının önüne geçeceği ve hisselerin bu tapu dışı satışa göre tescilinin gerekeceği-
Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında, miras bırakan tarafından davalıya temlik edilen çekişme konusu taşınmazın imar uygulaması sonucunda davalı adına tescil edilen taşınmazdaki pay üzerinden, davacıların veraset ilamındaki miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerektiği-
M. müeccel, ileriye yönelik bir bağışlama vaadidir, koca dışında üçüncü bir kişinin de bağışlama vaadi geçerlidir; ancak, bu durum üçüncü kişi yararına borç altına girme olmayıp, bağışlama vaadidir, ba­ğışlama vaadinin geçerliliği yazılı olma koşuluna bağlıdır, ta­şınmazın sicil kaydı da davalıya intikal ettirilmiş olup; temlikin gerçekleştirilme nedeninin mehir olduğu, davanın iradeyi sa­katlayan bir sebebe dayalı açılmadığı, muvazaaya ilişkin id­dianın da yazılı belge ile kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-