İcra İflas Kanunu’nun 72/7. maddesi gereğince istirdat davasının borcun ödendiği tarihten itibaren 1 sene içinde açılması gerekeceği, somut olayda müşterek borçlu müteselsil kefil hakkında başlatılan takibin kesinleşmesi üzerine davacıların murisine ait bir kısım taşınmazlar haczedilerek ihale yoluyla satılmış olup, icra dosyasına .............. tarihinde ödeme yapıldığı dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre geçmemiş olmasına rağmen davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddinin doğru olmadığı-
Eldeki menfi tespit davasının açıldığı tarihte, icra hukuk mahkemesinde açılan şikayet ve haciz ihbarnamelerinin iptaline ilişkin davanın devam ettiği ve haciz ihbarnamelerinin geçerli olduğu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu ve davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği, davacının davanın açıldığı tarihte dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından davacı lehine yargılama gideri ve HMK'nın 326. maddesi gereği yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmeyip davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı- Harçtan muaf olan davacı idare tarafından istinaf karar harcı yatırılmadığı halde ........ Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından peşin yatırılan istinaf harcının istem halinde davacı tarafa iadesine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Emekli maaşının haciz edilmeyeceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçersiz olduğundan açılan istirdat davası- HMK’nın 362/1-a maddesinde belirtilen miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen kararların temyiz edilemeyeceği-
Nispi harca tabi davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından temyizi hâlinde, mahkemece hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının dörtte biri oranındaki temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının alınması gerekeceği-
Tedbir kararının kaldırıldığına dair bir mahkeme kararı bulunmadığından, takip tarihinde şikayet konusu tedbir kararının halen geçerli olduğu, o halde; mahkemece şikayetin kabulü ile takibin davacı borçlu yönünden durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesis edilmesinin ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun da esastan reddedilmesinin isabetsiz olduğu-
Kambiyo senedinde(çekte) sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup senet hamilinin iyi niyetli olup olmaması durumu değiştirmeyeceğinden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan Yasa Koyucu’nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığının anlaşıldığı, bu durumda mahkemece arabulucuya başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden dava konusu bedellerden yüklenicinin sorumlu olduğunun kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
TTK'nın 687. maddesi ''bonodan dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri, başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.'' şeklinde olup dosya kapsamına göre takip alacaklısı olan davalının bile bile davacı borçlu zararına hareket ettiği ispat edilmediği gibi, senet metninde senedin tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine dair bir ibare de bulunmadığından, davacının senedin tüketici sözleşmesine dayalı olarak düzenlendiği yönündeki iddiası TTK’nın 687. maddesi uyarınca davalıya karşı ileri sürülemeyeceği-
Davalı vekilinin, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, tüm yılın taşıma ücretlerini velilerden almasına rağmen dönemin ortasında taşıma işini bıraktığını ve aldığı ücretleri iade etmediğini, ayrıca müvekkiline ödemesi gereken ücretleri de ödemediğini, önceki dönemden kaynaklanan ve 26.06.2012 tarihli borç mutabakat metninde yer alan borçlarının bulunduğunu savunarak dava konusu çekin bedelsiz olmadığını ileri sürdüğü; bu durumda mahkemece tüm dosya kapsamı gözetilerek gerekirse uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak dava konusu çekin düzenlenme tarihi itibariyle; teminat edilen hususun gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise davalının davacıdan temel alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-