Dava konusu olan bonoda lehdarın cirosunun bulunmadığı, böylece ciro zincirinde kopukluk olduğundan, somut olay bakımından davalının yetkili hamil olduğunun kabul edilemeyeceği-
Menfi tespit davası-
Bilirkişi kurulu raporunda, sözleşmeye konu mallardan bir kısmının süresinde teslim edilmediğinin, üç ay gecikmeli olarak teslim edildiğinin belirtildiği, sözleşmenin 3. maddesinin 5. bendinde “...satıcı yükümlülüklerini verilen süre içerisinde ve tamamını yerine getirmez ise geciken her gün için toplam sözleşme bedelinin yüzde 1,5 oranında cezai şart ödemeyi kabul eder” hükmüne yer verilmiş olup, mahkemece söz konusu madde uyarınca, davalının cezai şart talep hakkı bulunup bulunmadığı hususunda hiç bir değerlendirme yapılmaksızın bilirkişi kurulunun hatalı hukuki değerlendirmesi neticesi düzenlenen rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-
Bonodaki imza inkarı nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin davada, kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükünün lehtar konumunda olan davalıya ait olduğu, 29/03/2012 tarihli Adli Tıp Raporu'nda bono üzerindeki imzanın keşideciye ait olup olmadığının belirlenemediğine dair görüş bildirildiği, itiraz üzerine alınan 13/03/2015 havale tarihli Güzel Sanatlar Fakültesi'nden verilen raporda ise imzanın keşideciye ait olduğunun bildirildiği, 2 rapor arasındaki çelişki giderilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Fer’i müdahil davanın tarafı sayılamayacağından asıl hükmün taraflar hakkında verileceği, fer’i müdahalenin etkisinin, fer’i müdahil ile taraflar arasında değil, sadece fer’ i müdahil ile yanında davaya katıldığı taraf arasında geçerli olduğu, mahkemece müdahale talebinde bulunanlar hakkında tüm bu hususlar gözetilmeden usul hükümleri uygulanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
İstirdat davası bozma ilamına uyularak-
Menfi tespit-istirdat davası bozma ilamına uyularak-
Üçüncü kişi tarafından yanlışlıkla yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi yargılamayı gerektirdiğinden, üçüncü  kişinin bunun bir istirdat ya da sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak davasında ileri sürülebileceği- İİK'nun "fazla verilen paranın geri alınması"na ilişkin 361. maddesinin uygulanabilmesi için icra dairesince "borçludan" tahsil edilmiş bir para mevcut olması gerektiği-
Menfi tespit-istirdat davasında davacının yargılama aşamasında çeklerin ödendiğini, bu sebeple davanın istirdat davasına dönüştüğünü belirtmiş ise de, istirdadını talep ettiği çek bedellerine faiz yürütülmesini talep etmediğinden talep olmaksızın hüküm altına alınan çek bedellerine tahsil edildikleri tarihten itibaren faiz yürütülemeyeceği-
İcra takip talebinde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden, takip tarihinden sonra temerrüt faizi uygulanması talep edilmiş olup, 818 sayılı BK'nın 104. maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi doğru görülmediğinden, davacının bu yöndeki talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-