TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkisinin Kaynakları > - Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri > - C. Zamanaşımı > Madde 72 - I. Kural
Umuma açık yerleri işletenlerin, hak sahibi yapımcıdan izin almaksızın o yapımcıya ait fonogramları (şarkıları) kullanmasının eser sahibinin, icracı sanatçının ve fonogram yapımcısının mali haklarına tecavüz niteliğinde olduğu- Kullanımın/iletimin doğrudan veya radyodan/internet üzerinden vs. gerçekleştirilmesi arasında bir fark bulunmadığı- Davalıya ait kafede iki ayrı yapımcıya ait eserin çalındığının tespit edildiği, davacının sunduğu delillerin, meslek birliğine kayıtlı "tüm yapımcılara ait fonogramların kullanıldığına karine oluşturmayacağı", sadece tespite konu fonogram yapımcısının birliğe takip yetkisi verdiği tüm fonogramların kullanımına karine oluşturacağı- Mahkemece davalı tarafın fiilen 2005 yılında gerçekleştirdiği tespit edilen mali haklara tecavüz eylemi nedeniyle FSEK. mad. 68 uyarınca istenilen telif bedelinden doğan zararın hesabında, fonogramları izinsiz olarak umuma iletilen yapımcılar yönünden, sadece bu fonogram yapımcılarının ihlalin tespit edildiği tarihe denk gelen bir yıllık dönem hesabıyla davalı ile umuma açık kafenin özelliği, konumu, coğrafi bölgesi de dikkate alınarak sözleşme yapması halinde talep edebileceği farazi sözleşme bedelinin bilirkişi heyetine tespit ettirilerek, bu miktar üzerinden davacı meslek birliklerinin üyelerini temsilen FSEK'nin 68’inci maddesi uyarınca maddi tazminat talep edebileceği-
Trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakının bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağı ile daha önce hükmedilen maddi tazminatın faizinin tahsili istemi-
Somut uyuşmazlıkta dava tarihinde yürülükte olan BK mad. 60 uyarınca haksız fiilden doğan tazminatta bir yıllık zamanaşımının zarar görenin, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren başlayacağı, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, alacaklı zararın varlığını ve zarar vereni bilmediği sürece, zamanaşımı süresi başlamayacağı- Noterin, suça iştiraki bulunmaksızın çalışanları üzerinde gözetim ve denetim görevini gereği gibi yerine getirmemesi eyleminin ayrıca suç olarak kabul edildiği- Davaya dayanak sahte vekaletnamenin noter başkatibi tarafından düzenlendiği- Haksız eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan TCK'nunda öngörülen notere yüklenen suça ilişkin cezanın üst sınırı dikkate alındığında,ceza davası zamanaşımı süresinin beş (5) yıl olduğu, bu durumda, haksız eylemin gerçekleştiği tarih gözetildiğinde, beş (5) yıllık dava zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle gerçekleşmiş olup davalı noter yönünden zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Davacının, zararın meydana geldiği tarihin yıkım kararı sebebiyle evin boşaltıldığı 1999 yılı olduğu, davacının zararı ve yükümlüsünü öğrendiği bu tarihten itibaren 14 yıl içerisinde daha önce açılan davaların sonucunu bekleyerek herhangi bir dava açmadığı anlaşıldığından süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-