TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkisinin Kaynakları > - Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri > - C. Zamanaşımı > Madde 72 - I. Kural
TMK. mad. 1007 uyarınca, Devletin sorumluluğunun objektif-kusursuz sorumluluk hâli olduğu ve bu maddeye dayanılarak (tapu sicilinin tutulmasından dolayı devletin sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkin) açılan davalar için ayrıca zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin devletin sorumluluğu için uygulanması gerektiği-
Davacı kamu kurumu niteliğinde olup, ilgili bakanlıkça yürütülen soruşturma sonucunda, kurum zararının davalılardan tahsili hakkında yasal işlemlerin başlatılmasına izin verildiğinden zamanaşımı başlangıcının bakanlık yasal işlemin başlatılmasına izin verdiği tarihi olarak esas alınması gerekti-
Dava fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerinde açılmış olduğundan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediği-
Zararın gerçekleştiği tarihte henüz yürürlükte olmayan 6098 sayılı TBK mad. 72 uyarınca zamanaşımı süresinin, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl olarak kabul edilmesi doğru görülmediği-
Meni müdahaleye ilişkin kararın kesinleştiği gün zarar ve sorumlusunu öğrenen davacı, BK mad. 60/1 uyarınca öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra, eldeki birleşen davayı açtığı- Davalının yasal sürede zamanaşımı savunmasında bulunduğu gözetilerek, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-
5510 sayılı Yasanın 96. maddesiyle getirilen düzenlemenin, sebepsiz zenginleşmede iade konusuna ilişkin özel bir düzenleme olduğu ve zamanaşımı hükmü olarak nitelendirilemeyeceği- Maddenin genel hükümlere atfı, 5510 sayılı Yasanın 97. ve diğer maddelerinde zamanaşımı konusunda özel bir düzenlemenin yer almamış olduğu durumlarda zamanaşımı konusunun, genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği- Zamanaşımı definin, borcu ortadan kaldırmamakla birlikte, bunu ileri süren tarafa, borcu yerine getirmekten kaçınma yetkisi verdiği- Nedensiz mal ediniminden dolayı açılacak dava, zarar gören tarafın verdiğini geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu günden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı- Sebepsiz zenginleşme hukuksal temeline dayalı davalarda öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin kamu kurum ve kuruluşları açısından başlangıcı 'o kurum ve kuruluşların dava açma konusunda yetkili kılınan kişi veya organlarının verdiğini geri almaya (istirdada) hakkı olduğunu öğrendiği' tarih olduğu-
Y.in kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde tarafların yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği, yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekeceği; yetki itirazında bulunan tarafın, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmek zorunda olduğu- 6502 s. Tüketici Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağı- Mesken elektrik aboneliğinin bulunan davalı ile davacı arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı, sözleşmenin taraflarından birinin tüketici, diğerinin satıcı, uyuşmazlığın da tüketime konu mala ilişkin olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı- Mahkemenin hem yetkisine hem de görevine ilişkin bir itirazın ya da incelemenin söz konusu olduğu hâllerde mahkemenin öncelikle görevli olup olmadığı hakkında bir karar vermesi, görevsiz ise öncelikle görevsizlik kararı verip, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve yetki itirazı hakkında bu görevli mahkemede bir karar verilmesi gerektiği-