Geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak talebi- Davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 maddesi hükümleri uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davacının 1998 yılında davalı tarafa para yatırdığı buna karşın eldeki davanın 2007 yılında 7,5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece davalılar ... ve ... yönünden zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat talebi-
Holding davalarında; Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı sonrası yapılan yeniden yargılamada, eylemin "haksız fiil" niteliğinde olduğu, mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca 7,5 yıllık "uzamış ceza zamanaşımı" süresinin paranın yatırıldığı tarihten itibaren dolduğu ve zamanaşımı definin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı-
Holding davalarında; davalı şirketlerin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca öngörülen 7,5 yıllık "uzamış ceza zamanaşımı" süresinin paranın yatırıldığı tarihten itibaren dolduğu ve zamanaşımı definin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı-
Holding davalarında; Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine yapılan yeniden yargılamada, eylemin "haksız fiil" niteliğinde olduğu ve mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca öngörülen 7,5 yıllık "uzamış ceza zamanaşımı" süresinin paranın yatırıldığı tarihten itibaren dolduğu-
Holding ve grup şirketlerine yatırılan paraların iadesi istemli davada; Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine yapılan yeniden yargılamada, davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu ve paranın yatırıldığı 2000 yılından itibaren mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca öngörülen 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin davanın açıldığı 2016 yılı itibarıyla dolmuş bulunduğu, davalının zamanaşımı defini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Yurt dışı yatırım vaadiyle toplanan paraların iadesi ve ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti istemli davada; 22.04.2022 tarihli 2021/7 Esas ve 2022/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ışığında davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, 2000 yılında yatırılan para için 2016 yılında açılan davanın 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra davalı tarafın, davacıda söz konusu parayı ödeyeceği yönünden beklenti yaratacak tutumu olmadığından zamanaşımı defini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Holding davalarında; davalı şirketlerin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin paranın yatırıldığı tarihten itibaren hesaplanması gerektiği ve bu süreden sonra açılan davaların zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği-
Holding ve grup şirketlerine yatırılan paraların iadesi istemli davada; Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine yapılan yeniden yargılamada, davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu ve paranın yatırıldığı 2000 yılından itibaren mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca öngörülen 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin davanın açıldığı 2016 yılı itibarıyla dolmuş bulunduğu, davalının zamanaşımı defini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı-
