Taksirle öldürme kapsamında “cezayı gerektiren bir fiil” in söz konusu olduğu, ceza davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca onbeş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın 06.03.2011 olay tarihi üzerinden onbeş yıl geçmeden açılmış olduğu, ceza kanunlarının öngördüğü daha uzun zamanaşımı süresinin, halef sıfatıyla davada yer alan sigortacı yönünden de uygulanacağı dikkate alındığında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği, o halde, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında müvekkili davacıya ait işyerinde meydana gelebilecek yada gelmesi muhtemel risklerin, iş kazalarının temini olarak işyeri işveren sorumluluk sigortası yapıldığını, müvekkilinin ...