Davacı yanın 01.12.1999 tarihinde Banka'ya yatırdığı parasının banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Off Shore Bank Ltd. kıyı bankası hesabına aktarıldığı ve iş bu davanın ise 16.02.2015 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir...
Davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir...
Davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcu yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi ile diğer davacının yolcu olan kızının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri talebi- Tahkim başvurusundan önce arabuluculuk yoluna gidilmesinin zorunlu olmadığı, bu nedenle de ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulması ile zamanaşımı süresinin durmayacağı-
Zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak olan 1 yıllık kısa süreli zamanaşımı; olay tarihinden itibaren işleyecek 10 yıllık kesin süreli zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda suç oluşturduğu durumlarda uygulanacak olan uzamış (ceza davası) zamanaşımı süreleri olduğu- Ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için öncelikle zarar veren eylemin Ceza Kanunu ya da ceza hükmü taşıyan özel kanunda suç olarak düzenlenmiş olması gerektiği-
Davalı vekilinin temyiz itirazları arasında zamanaşımı da bulunduğu anlaşıldığından ıslah edilen meblağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Somut olay, 5237 sayılı Kanun'un "taksirle öldürme"yi düzenleyen 85 inci maddesinin kapsamına girdiğinden 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği- Kazaya neden olan kişi hakkında ölümü nedeniyle bir ceza davasının açılmamış olmasının ceza zamanaşımının uygulanmasına engel olmadığı-
Haksız eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı Kanun'un 459 uncu maddesinde öngörülen suça ilişkin cezanın üst sınırı dikkate alındığında, aynı Kanun'un 102/4 üncü maddesi uyarınca uzamış ceza zamanaşımı süresi beş yıl olduğu- Haksız eylemin gerçekleştiği 07.02.2004 tarihi gözetildiğinde, beş yıllık uzamış zamanaşımı süresinin 07.02.2009 tarihinde dolduğu; eldeki davada ise, maddi tazminata ilişkin ıslahın 17.10.2012 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından davalı yasal süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürdüğüne göre, ıslaha konu tazminat miktarının zamanaşımına uğradığı-
Islah edilen kısım için davalı Belediye Başkanlığının zamanaşımı savunmasının kabulüne karar verilmesinin gerekip gerekmediği- Kaza tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu- Mahkemece, kaza nedeniyle oluşan bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi olmadığı, bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, kaza nedeniyle değişen ya da gelişen bir arızanın bulunmadığı, davaya konu olay bakımından uygulanması gereken beş yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçtiği gibi KTK'nın 109/2 maddsinde düzenlenen ve her hâlde öngörülen on yıl olarak öngörülen sürenin de dolduğu- Davalınin, süresinde zamanaşımı def'îni ileri sürdüğü gözetilerek, bu davalı yönünden ıslah edilen kısım için davacı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, asıl davada endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, birleşen davada ise endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir...