Holding ve grup şirketlerine yatırılan paraların iadesi istemli davada; davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu ve paranın yatırıldığı tarihten itibaren mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca öngörülen 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarih itibarıyla dolmuş bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-
Yurt dışı yatırım vaadiyle para toplanması eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, bu tür uyuşmazlıklarda 765 sayılı mülga TCK uyarınca 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve 2000 yılında yatırılan para için 2008 yılında açılan davanın bu süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği-
Holding davalarında; geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığı iddiasıyla açılan alacak davasının haksız fiil hükümlerine tabi olduğu, zamanaşımı başlangıcının paranın yatırıldığı tarih olduğu yönündeki İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, mülga 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Holding şirketlerine yatırılan paraların iadesi istemli davada; haksız fiil niteliğindeki eylemden kaynaklanan tazminat talebinin, paranın yatırıldığı tarihten itibaren 765 sayılı TCK m. 102/4 ve 104/2 uyarınca öngörülen 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra ileri sürülmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Holding davalarında; paranın yatırıldığı tarihten itibaren 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davaların, davalının zamanaşımı defini ileri sürmesi durumunda "hukuki güvenlik" ilkesi gereği reddedilmesi gerektiği-
Kurum zararı nedeniyle tazminat talebi-
Yurt dışı yatırım vaadiyle para toplanması eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, bu tür uyuşmazlıklarda suç teşkil eden fiil nedeniyle 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve 2000 yılında yatırılan para için 2011 yılında açılan davanın bu süre dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği- Karşı oy yazısında "davalıların halktan güven vererek para topladıktan sonra yargılama aşamasında zamanaşımı def'inde bulunmalarının dürüstlük kuralı (TMK m. 2) ve çelişkili davranış yasağı ile bağdaşmayacağı, bu savunmanın hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği" görüşünün savunulduğu-
Davada, elektrik hattından çıktığı ileri sürülen yangından kaynaklanan maddi zararın tazmini talep edildiğine göre, davaya konu olay, TCK. m. 171'deki taksirle genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçunu oluşturabilecek nitelikte olup; olaya uygulanacak zamanaşımı süresinin, aynı Kanunun 66. maddesi uyarınca 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi olduğu- Davaya konu yangın 07.09.2017 tarihinde meydana gelmiş olup davanın 30.01.2018 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin ise 29.09.2021 tarihinde verildiği gözetildiğinde, ıslah tarihinde ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı-
Holding davalarında; para yatırma işleminin üzerinden 7,5 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davaların, davalının zamanaşımı defini ileri sürmesi halinde "hukuki güvenlik ve istikrar" ilkeleri gereğince reddedilmesi gerektiği-
