Borçlunun tebliğ tarihinin düzeltilmesini talep ettiği tarihten farklı bir tarihin ödeme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, hükmün sonuç kısmında taleplerden her bir hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekeceği-
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde, davacılar eş ve iki çocuk için toplam 10.000 TL manevi tazminat talep ettiği,12.06.2008 havale tarihli dilekçesi ile de, tazminatın eşit şekilde müvekkillerine paylaştırılmasını talep etmiş olup mahkemece davacı lehine talep aşılarak 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin bozma nedeni olduğu-
Mahkemece davacı vekilinin asgari ücretin üzerinde gelir talebi olmadığından 6100 Sayılı HMK 26. maddesi gereği taleple bağlı kalınması gerektiği halde, asgari ücretin 2,27 katı esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin doğru olmadığı-
Davacı şirkete kasko sigortalı araca verilen zararın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, HMK nın 26. maddesinde yazılı taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmamak suretiyle talep aşılarak daha fazla miktar faize hükmedilmesinin doğru olmadığı- Davacı şirkete kasko sigortalı araca verilen zararın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması tazminat hukukuna göre yapılan kusur ve hasar açısından incelemeleri sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile çözümlendiğinden, gerek icra takibi tarihinde gerekse dava tarihinde tazminat alacağının henüz likit halde olmadığı, o halde, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi gerekeceği-
Taleple bağlı kalınarak kayıt maliki ile davacıların murisinin aynı kişi olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece davacının %75 kusur oranı ile kendini bağladığı gözetilerek, bilirkişi raporunda tam kusura göre belirlenen miktar üzerinden %75 kusur oranına göre tespit edilecek tazminattan dava dışı sigorta şirketlerince yapılan ödemeler mahsup edilerek bakiye 101.195,85 TL bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken 6100 Sayılı HMK 26. maddesinde (HUMK.nun 74. maddesi) yazılı taleple bağlılık ilkesinin göz ardı edilmesi sonucu talep aşılarak, davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; yapılan itiraz doğrultusunda, işlemiş ve işleyecek faizin yıllık %10’unu aşan kısmına yapılan itirazın kabulü ile icra müdürlüğünün 10/06/2014 tarihli işleminin kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece, “taleple bağlılık ilkesi” dikkate alınmaksızın, talebi aşar şekilde işlemiş faiz kaleminin iptaline ve takip tarihi itibariyle avans faiz oranının 11,75 oranından başlamak üzere değişen oranlarda uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece, borçlunun itirazının, işlemiş ve işleyecek faizin yıllık %10’u üzerinde kalan kısmına yönelik olduğu nazara alınarak, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp, takipte uygulanması gereken işlemiş ve işleyecek faiz miktarının tespiti konusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzimi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Talep sonucundan başka bir şeye karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gibi, davacı tarafın, henüz muaccel olmamakla birlikte dava konusu bono nedeniyle borçlu bulunduğu tespit edildiğinden, talep içeriğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği-
Ayırt etme gücününün tespiti için en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınmasını gerektiği- Mirasbırakanın vekâlet işlem tarihi ve satış gününde tasarruf ehliyetinin bulunmadığının (ehliyetsizliğinin) saptanması halinde, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile tescil isteğine ilişkin davanın kabul edilmesi gerektiği-