Sıra cetveline itiraz davasında, davacı vekilinin, 19.10.2009 tarihli sıra cetvelinde davalının alacağının muvazaalı olması nedeniyle sıranın iptalini talep ettiği halde mahkemece 04.01.2011 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesinin 6100 s. HMK'nın 26. maddesine aykırı olduğu-
17. HD. 05.02.2018 T. E: 2017/2876, K: 577-
Menfi tespit davasında borçlu olunan miktar üzerinden olumlu tespit hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı, ıslah dilekçesi ile alacağının Dolar ve Avro üzerinden tahsilini talep ettiği, mahkemece emredici nitelikteki anılan yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, Türk Lirası üzerinden hüküm kurduğu;mahkemece, davacının ıslah dilekçesi ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiği-
Davacı alacaklının, dava dilekçesinde davalının kısmi itirazının kaldırılması ve 9.600,00 TL asıl alacağın %40 ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de talep aşılarak ve borca kısmi itiraz edildiği gözardı edilerek.12.600,00 TL üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesinin doğru olmadığı-
Hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği-
HMK. mad. 33 uyarınca, hukuki tavsif hakim tarafından yapılsa da,  yapılan başvurunun "tebligat usulsüzlüğü" şikayeti olarak kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve takibin kesinleşmesinden önceki hacizlerin fekkine karar verilmesi isabetli ise de; hakim, talepten fazlaya ya da başka bir şeye hükmedemeyeceğinden, takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği-
Hakimin, aralarında bağlantı bulunduğu iddiası ile birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davalarda, yargılamanın daha iyi bir şekilde yürümesini sağlamak için davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden ayrılmasına karar verebileceği- Hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların ayrılmasının daha uygun olacağı-
Dava konusu yapılan miktardan daha yüksek miktar için hüküm tesis edişmesinin HMK. mad. 26' ya aykırılık teşkil edeceği-
Taşıt kredisinden kaynaklanan tüketici kredisi olduğu ve şikayetçi borçlunun söz konusu kredi sözleşmesinin kefili olduğu, takibin asıl borçlu ile beraber şikayetçi kefil hakkında başlatıldığı görülmekle, mahkemece, 4077 s. K. mad. 10/3 uyarınca inceleme yapılması gerektiği-  4077 s. K. mad. 15 uyarınca, alacaklının, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği- Hakimin borçlunun taleplerin her biri hakkında karar vermesi gerektiği-