Ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayabilmesi için TBK'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerektiği, bu yönden kesinleşmiş bir karar bulunmaması halinde, hukuk hakimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz edilemeyeceği-
Yurt dışında kurulan gayri faal şirketler aracılığıyla "sessiz ortaklık" adı altında toplanan paraların organik bağ içerisinde bulunulan yurtiçindeki holdinge aktarıldığının ve asıl amacın vatandaşların parasını ele geçirmek olduğunun tespiti karşısında; tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ve haksız fiil hükümleri uyarınca holding tüzel kişiliği ile yönetim kurulu başkanının oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına dair verilen kararın onanması gerektiği-
Yurt dışında kurulan şirketlere yüksek kâr payı vaadiyle yatırılan paraların tahsili istemiyle açılan davada; dava dışı yabancı şirket ile davalı holding arasında organik bağ bulunduğu ve asıl amacın vatandaşların parasını ele geçirmek olduğu tespit edilmekle, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ve haksız fiil hükümleri uyarınca davalı holding ve yöneticisinin borçtan şahsen sorumlu tutulmasına dair verilen kabul kararının onanması gerektiği-
Kira bedellinin yazılı kira sözleşmesinde belirtilen rakamdan yüksek olduğunu ileri sürerek, haksız tahliye sebebiyle, bu miktarda peşin ödediği 16 aylık kira bedelinin tahsilini isteyen kiracının bu konuda yazılı belge ibraz etmesi gerektiği- Haksız tahliye halinde manevi tazminata hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı-
Davacı bankanın, yalnızca belgeye itibar edip diğer gerekli araştırmaları yapmayarak basiretli tacir gibi davranmaması müterafık kusurunu oluşturduğundan, kusur durumu ve zarar bakımından bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davaya konu olan zararın mal varlığına ilişkin olması vesilesiyle kişisel varlığın zarar görmemiş olması, bu vesileyle mahkemenin manevi tazminata hükmetmesi hata olduğundan hükmün bozulması gerekeceği-
Davalının davacı hakkında başlattığı icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu menfi tespit davası ile anlaşılmışsa da, devletin taşınmazların ekilip biçilmesi karşılığı ödediği yem ve mazot desteğini alamaması nedeni ile maddi tazminat isteminde bulunan davacının, tarlalarını ekip biçmesi için traktör gerekli ise de, traktör ikamesi mümkün bir eşya olup davacının satın aldığı traktörün davalı tarafından el konulması nedeni ile tarlalarını dört yıl boyunca ekip biçmemiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tarlaların ekilip biçilmemesinden dolayı devlet desteği alınamaması ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı da bulunmadığından, davacının salt bu nedene dayalı maddi tazminat isteminin reddi gerekeceği-
Almanya'da kurulan şirketler aracılığıyla yüksek kar payı vaadiyle toplanan paraların Türkiye'deki holdinge aktarıldığının ve şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespitiyle, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ve TTK'nin 336. maddesi uyarınca davalı Holding ile yönetim kurulu başkanının oluşan zarardan şahsen sorumlu tutulmasına dair verilen onama kararına karşı davalılarca yapılan karar düzeltme isteminin, yasal şartları taşımadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerektiği-
Haksız eylemlerde, olay tarihinde zararın meydana gelmiş olması nedeniyle, istek de bulunulduğu takdirde bu tarihteki bedel üzerinden yine haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin gerekeceği-
Kural olarak, haksız ihtiyati hacizden doğan sorumluluğun kusura dayanmadığı, eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunmasının, giderim sorumluluğu için gerek ve yeterli olduğu-