Bir güven kuruluşu olan bankanın kendisine verilen mevduatı saklamak ve sahibine ödemekle yükümlü olup, bu işlemleri yaparken de gerekli dikkat ve özeni göstermek zorunda olduğu-
Haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin davada, istek halinde faizin, haksız eylemin vuku bulduğu (zararın ortaya çıktığı) tarihten itibaren işletilmesi gerektiği-
Patlama nedeniyle binada oluşan hasar bedeli ile yoksun kalınan kira bedelinin tazmini istemine ilişkin davada; davalının kusuru sonucu meydana gelen patlama nedeniyle davacılara ait binanın tamamında hasar oluştuğu, binanın yıkılmasını gerektirdiği, davacıların bina bedeli dışında, bina yapılıncaya kadar binadaki tüm kiralananlardan elde edeceği kira gelirlerinden de yoksun kaldığı, olay tarihinden hasar gören bina ile aynı nitelikteki bir binanın yeniden yapılması süresine kadar mahrum kalınan kira kaybından davalının sorumlu olacağı, haksız fiilin meydana gelmesiyle birlikte mahrum kalınan tüm kira zararının doğduğunun ve tamamının istenebilir hale geldiğinin kabulü gerekeceği, ancak davacı vekilince olay tarihinden karar tarihine kadar olan süre için yoksun kalınan kira kaybı talep edilmiş, olduğundan, bu hususlar üzerinde durularak karar verilmesi gerekeceği-
Sürücünün tek taraflı yaptığı trafik kazası sonucu, davacıya ait oto korkuluklara verdiği zararın tahsili istemine ilişkin davada, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen sigortacının davalı sigorta şirketi olup olmadığı saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece, davacı banka tarafından tazmini istenen zararın gerçekleşmesinde davacı bankanın davalı personele banka mevzuatı ile ilgili gerekli eğitimin verilmesinde, kredi sistemini kesin ve net kurallara göre belirlenmesinde ve sistemin kurulmasında müterafık kusurunun bulunup bulunmadığı ayrıca yapılan işlemlerin niteliği ve hacmi gereği davalılar yararına uygun bir miktar hakkaniyet indirimi yapılıp yapılamayacağı hususlarının tartışılarak karar verilmesi gerekeceği-
Davacının valizinin kaybı suretiyle oluşan zarar, hava yolu taşımasında gerçekleştiğinden tazminat miktarının tayini yönünden Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanılması gerektiği, Varşova Konvansiyonu hükümleri uyarınca taşıyıcıyı sorumlu kılan haller bakımından üst tavan belirlenmiş, sınırlı sorumluluk ilke olarak kabul edildiği, ancak davalının sınırlı sorumluluğu tespit edilirken dosyada bulunan bagaj fişinde/valiz takip fişinde yazılı bulunan miktar üzerinden hesaplama yapılması gerektiği-
Davalı avukatın vekalet görevini kötüye kullanarak bilgisi haricinde karşı tarafla sulh olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat is­temiyle dava açan davacı şirket, tüketici vasfını taşımadığından, bu davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği-
Ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayabilmesi için TBK'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerektiği, bu yönden kesinleşmiş bir karar bulunmaması halinde, hukuk hakimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz edilemeyeceği-
Yurt dışında kurulan gayri faal şirketler aracılığıyla "sessiz ortaklık" adı altında toplanan paraların organik bağ içerisinde bulunulan yurtiçindeki holdinge aktarıldığının ve asıl amacın vatandaşların parasını ele geçirmek olduğunun tespiti karşısında; tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ve haksız fiil hükümleri uyarınca holding tüzel kişiliği ile yönetim kurulu başkanının oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına dair verilen kararın onanması gerektiği-
Yurt dışında kurulan şirketlere yüksek kâr payı vaadiyle yatırılan paraların tahsili istemiyle açılan davada; dava dışı yabancı şirket ile davalı holding arasında organik bağ bulunduğu ve asıl amacın vatandaşların parasını ele geçirmek olduğu tespit edilmekle, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ve haksız fiil hükümleri uyarınca davalı holding ve yöneticisinin borçtan şahsen sorumlu tutulmasına dair verilen kabul kararının onanması gerektiği-