Davacılar vekili dava dilekçesinde "davacı müvekkillerinin meydana gelen kazada yaralandıklarını, tedavilerin halen devem ettiğini" belirtmiş, mahkeme de davacı tarafa bu talebini açıklattırmamış ve talebin sadece tedavi giderine ilişkin olduğunu kabul ederek, bu doğrultuda karar vermişse de, davacıların çeşitli yerlerinden yaralandıkları anlaşılmakta olup, yaralanmalarına göre kalıcı ya da geçici iş göremezlik durumlarının oluşması da söz konusu olabileceğinden, mahkemece davacılar vekiline, davacılar için talebinin ne olduğu, kalıcı/ geçici iş göremezlik tazminatı ve/ veya tedavi gideri vs ne ye ilişkin olduğu, ayrı ayrı ne kadar olduğu açıklatırılması,  ve her bir talep için taraflardan delil ve belgelerini ibraz etmeleri istenerek, tüm delillerin toplanılması ve mevcut toplanan delillere göre araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemi-
Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine-
Trafik kazasından kaynaklanan kalıcı iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemi-
Tazminat davası-
E.tmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil isteklerine ilişkin davada, keşifte dinlenen tanıklar, hafriyat dökülen kısma ilişkin yer bildiriminde bulunmuş ancak bu husus düzenlenen bilirkişi rapor ve krokilerinde yargı denetimine esas olacak şekilde yansıtılmamış olduğundan,yeniden taraf tanıkları dinlenip hafriyat döküldüğü iddia edilen bölümlerin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, dava konusu taşınmaza hafriyat döküldüğüne kanaat getirilmesi halinde, dosya kapsamındaki hava fotoğrafları ve diğer belgelerden yararlanarak taşınmazın önceki hali ile mevcut durumunun karşılaştırılmak suretiyle bu kısımdaki eski hale getirme bedelinin net bir şekilde saptanıp, TBK.nun 49 vd. maddeleri gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği- Bilirkişi raporunda davacılara %40 oranında kusur izafe edilerek eski hale getirme bedelinin hesaplanması ve belirlenen bu miktar üzerinden TBK.nun 50. maddesi gereği %90 oranında indirim yapılmasının isabetsiz olduğu-
Davacı vekilinin açtığı davanın kısmen kabulü ile, 3.525,00 TL vasıta hasarı ile ilgili olarak bu miktarın 16.08.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ...'ya verilmesine, ... yönünden fazla istenen miktarın reddine, davacı vekilinin davacı ... yönünden açtığı manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile, 1.000,00 TL manevi tazminatın 16.08.2012 tarihinden itibaren değişken oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ya verilmesine, ... için istenen fazlaya ilişkin manevi tazminat ile 50,00 TL'lik maddi tazminat talebinin reddi, ... ile ilgili olarak istenen tespit giderlerinin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi yönünde verilen kararın isabetli olduğu- 
Davacının sigortalısına ödediği .. TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği, mahkemece davanın yargı yolu engeli dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine hükmolunduğu; davacı için reddedilen kısmın .. TL olduğu anlaşıldığından, davacı yönünden verilen hüküm kesin nitelikte olduğu- Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği- 
Zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, yani, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişikliklerin söz konusu olacağı ve böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek hususun, gelişmekte olan bu durum olduğu ve bu gelişme sona ermedikçe zararın henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı- Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durumun sona ermesinden itibaren zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerektiği- Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; yani, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceğinin zamanaşımı tarihinin başlangıç tarihinin tespiti açısından önemli olduğu-
Kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davalı hakkında açılan davanın reddi gerektiği- Kısmen kabul edilen tazminatın araç maliki ile davalının (poliçedeki limit dahilinde) müştereken ve mütetelsilen alınıp davacıya verilmesi gerektiği-