Takibe konu alacağın tüm fer'ileriyle birlikte tamamiyle sona erdiğini gösteren, İİK'nın 71/1. maddesinde belirtilen bir belge şikayetçi borçlu tarafça gösterilemediği gibi davalı alacaklının takibe konu borcun para yahut başka bir şekilde ifa edildiği yönünde ikrarı bulunmadığı gerekçesiyle borcun takip tarihinden sonra itfa edilmesinin tüm icra takip giderleri ve ferileri ile birlikte sağlanmasını gerektirdiği yönündeki istinaf başvurusunun kabulüne-
Takip dayanağı senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet metninde belirtilmediğinin anlaşıldığı, başvurunun bu hali ile borca itiraz niteliğinde olduğu, teminat olgusunun İİK'nın 169/a maddesinde belirtilen belgelerle ispat edilemediği, aynı alacak için kambiyo senedi verilmesi halinde alacaklı tarafından genel haciz yoluyla yapılan icra takibinden ayrı olarak tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmasının mükerrerlik oluşturmayacağı-
Takip dayanağı senet üzerindeki yalnızca rakamla yazılan 150.000-TL ve imzanın kendisin ait olduğunu, diğer bilgilerin davacının haberi olmaksızın davalı tarafça doldurularak haksız kazanç sağlamak gayesiyle takibe konu edildiğini, senedin düzenleme yerinin bulunmadığını ve bu nedenle kambiyo senedi vasfında olmadığı iddiasında bulunmuştur. Başvuru bu hali ile İİK'nın 170/a kapsamında kalan kambiyo şikayeti niteliğinde olduğu ve mevzuat hükümleri gereğince de, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ileri sürülmesi gerektiği-
Takibe konu bonolarda şikayette bulunan borçlunun ciranta olduğu görüldüğü- Yetkili hamil olan alacaklının, borçlu ciranta hakkında takip yapabilmesi için, bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesinin zorunlu olduğu-
Takipte dayanak bononun teminat senedi olduğu iddiasıyla takibin iptali istemine ilişkin davada, Adli Tıp Kurumu raporunun olaya, usul ve yasaya uygun olduğu, tahrifatın çıplak gözle farkedilip farkedilmemesinin sonuca etkili olmadığı, davacı borçluların senedin bedelsiz kaldığına yönelik beyanlarının kambiyo vasfına yönelik teminat senedi şikayetinde bulunmasına engel teşkil etmediği, tahrifatın ve silintinin tespitinin söz konusu raporda yer aldığı anlaşılmakla, mahkemece teminatın yerine getirilip getirilmediğinin yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle takibin iptaline ilişkin kararı isabetli olduğu; senet üzerindeki kaydın senetteki kayıtsız şartsız ödeme taahhüdüne yönelik borç ikrarını da kaldırdığı, bu durumda istemin mahiyeti itibariyle İİK'nın 170/a maddesine dayandığı, borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi yönünden yasa ile tazminat yaptırımının getirilmiş olmasının zorunlu olduğu, aynı maddeye dayanılarak kötü niyeti ispat edilemeyen davalı aleyhine tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı-
Bononun arka yüzünde bulunan “Teminat senedi” ibaresinin bulunması onun kambiyo vasfını ve bu senetlere mahsus özel yol ile takip yapılmasını engellemeyeceği- Teminat kaydının hangi ilişkinin teminatı olduğu anılan ibarede açıklanmış olmadığı gibi, karşılıklı edimleri içeren bir münasebet nedeniyle verildiği ve takibe konu edilemeyeceği de kanıtlanmış olmadığı- Yerleşik içtihatlara göre bonoda yazılı olan ve sadece “teminat” şeklindeki ibare tek başına dayanak belgenin kayıtsız ve şartsız belli bir bedelin ödenmesi vaadini içeren niteliğini etkilemediği- Mahkemece, davalı alacaklıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve dosya üzerinden talebin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi yerine, duruşma açılarak, taraf iddia ve savunmaları değerlendirilmesi gerektiği-
Bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olmasının zorunlu olduğu- Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılamayacağı- Tüzel kişi olan lehtarın unvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, kambiyo senetlerine mahsus takip yapılabileceği-
Çekin keşide tarihinde değişiklik yapılmasına ilişkin parafın keşideciye ait olmadığı iddia edilmiş olmakla, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre paraf imzanın sahteliği iddiası ve buna göre de keşide tarihinin önceki haliyle ibraz süresinin geçirilmiş olması senedin kambiyo vasfını etkileyeceğinden mahkemece, HMK'nun 266. maddesi uyarınca yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılarak keşide tarihi üzerindeki paraf imzasının dayanak çekteki keşideci imzası ile aynı el ürünü olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, keşideciye ait mukayese imzalar ile çek üzerindeki paraf imzanın karşılaştırılması suretiyle hatalı yöntemle yapılan bilirkişi incelemesinin hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesinin isabetsiz olduğu-
Borçlunun ilk derece mahkemesinin .............. tarihli kısa kararına karşı süresi içerisinde verdiği ............. tarihli süre tutum dilekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu, gerekçeli istinaf dilekçesini de kararın kendilerine ............ tarihinde tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde ............... tarihinde verdiği dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf isteminin incelenmek suretiyle, istinaf talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
