Sıra cetveline şikayet hakkı takip alacaklılarına tanınmış olup, borçlunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından, sıra cetveline karşı şikayet hakkı bulunmadığı gibi borçluya karşı husumet de yöneltilemeyeceği, husumetin, şikayetin kabulü halinde sırası değişecek alacaklılara yöneltilmesi gerekeceği-
Muvazaaya dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü davalıda olup, hisse devri sözleşmesi ve senetlerin her zaman düzenlenebilecek belgeler olması ve hem hisse bedeli hem de tarih itibarı ile birbirini doğrulamaması nedeniyle davalının alacağını kesin olarak ispat edemediğinden davanın kabulü gerektiği-
Taraflar arasında her zaman düzenlenmesi mümkün olan senedin 3. kişiler açısından alacağın varlığını tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı- Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü kendisinde olan davalı-alacaklının alacağını ispat etmesi gerektiği-
Dosya kapsamından şikayetçi olunan Antalya Vergi Dairesi alacağının borçlunun ortağı ve mesul müdürü olduğu şirketin vergi borcundan kaynaklandığının anlaşıldığı, mahkemece, tarafların icra dosyaları ile işlem dosyaları getirtilerek 6183 sayılı Kanun'un 35. ve mükerrer 35. maddesi ile Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekirken, İcra Müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenirken bu kapsamda gerekli araştırmaların yapıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Asliye hukuk mahkemesinde muvazaa davasının devam etmesinin sıra cetveli düzenlenmesine engel olmayacağı- İcra dosyasındaki sıra cetveli iptal edildiğine göre icra müdürünün İİK'nun 140. maddesine göre sıra cetveli düzenlemesi gerektiği- Muvazaa davası ile sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının birlikte görülmesi gerekirken ayrı ayrı görülüp karar verilmesi bu sorunu doğurmuş olup sıra cetvelindeki sıraya itiraz davası kesinleştiği için icra müdürlüğünce muvazaayla ilgili davanın sonucu da gözetilerek sıra cetveli düzenlenmesi gerekeceği- İcra Müdürlüğünce yeniden sıra cetveli düzenlenmesi gerekirken aksi düşünülerek karar verilmesinin hatalı olduğu-
Sıra cetveli düzenlenirken bedeli paylaşıma konu mal üzerine konulan ilk kesin haciz ile buna iştirak edebilecek hacizlerin dikkate alındığı, İİK'nun 100. maddesinde hacze iştirak edebilecek alacaklıların ellerinde bulundurması gereken belgelerin neler olduğunun belirtildiği, haciz tarihi daha sonra olan şikâyet eden davacının takip dayanağının kambiyo senedi olduğu ve bu belgenin İcra ve İflâs Kanunu'nun 100. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı, satış bedelinden artan bir para bulunmadığından sıra cetvelinde bu alacağa pay ayrılamayacağı-
İhale tarihinde geçerli Adalet Bakanlığı Tebliğinin 3. maddesinde mahcuz aracın günlük muhafaza ücreti, 4. maddesinde ise alınacak bedelin azami haddi tespit edilmiş olup, sıra cetvelinde muhafaza bedeli kapsamında belirlenen ve öncelikle ödenen bedelin anılan tarifeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin denetlenmesi gerektiği-
Aynı alacaklının aynı gün yapılan tebligatlarından birinin geçerli sayılıp birinin geçersiz sayılmasının hukuk güvenliği ilkesine aykırı olacağı- 6. sıraya kadar yer alan tüm tebligatlar geçerli olduğuna göre paylaşıma konu bedel ve icra dosyalarındaki alacak miktarı nazara alındığında 7.ve 8. sıraya para düşmeyeceğinden bu dosyalarla ilgili şikayette hukuki yararın olmadığı-