İcra ve İflas Kanunu'nda, icra müdürünün görevleri ve yetkilerinin sayıldığı, "yatırılan paraların nemalandırılacağına" ilişkin İİK'nın 134. maddesindeki özel düzenleme dışında açık şekilde bir düzenlemeye yer verilmediği - İİK ve sair mevzuatta ' İcra Müdürlüğü'ne yatırılan paraların hangi durumlarda ve nasıl nemalandırılacağı' nın tahdidi olarak sayıldığı - Borçlu vekilince nemalandırılması talep edilen dosyada "teminat olarak yatırılan 3 aylık kira bedelinin, nemalandırılması kanunen gereken meblağlar arasına girmediği"-
Taşınır reninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte rehin sözleşmesinin borçlunun kullandığı tüm kredilerin teminatını kapsadığı ileri sürülerek sıra cetveline yönelik yapılan şikayette, takibin rehin limitini aşmamak kaydıyla başlatıldığı, takipteki faiz, icra vekalet ücreti, masraf v.b. alacak kalemlerinin limit dahilinde kalmasının zorunlu olduğu, bu alacak kalemleri yönünden alacaklının genel haciz yolu ile ayrı bir takip yapmasının mümkün olduğu, rehin limiti dışında alacaklıya ödeme yapılmasına yasal olanak bulunmadığı-
Şikayette kural olarak sırasına itiraz edilen alacaklı veya alacaklıların hasım gösterileceği-. Şikayet olunan ...... Vergi Dairesinin garameye dahil edilerek kendisine pay ayrıldığına göre bu davalıya husumet yönetilmesinde şikayetçinin hukuki yararının bulunduğu-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih sayısı belirtilen kararı ile davalının alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyit eden usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği, bu davada açık muvafakat bulunmadıkça tanık da dinlenemeyeceği, bir kimsenin satış tarihi itibariyle yaklaşık on dokuz yıl boyunca birine borç vermesi ve bunu tahsil etmeden yeni borçlar vermesinin hayat tecrübelerine uygun olmadığı-
Muvazaa iddiasına dayalı olarak sıra cetveline itiraz istemine ilişkin davada, Davalı savunmasında, "bedeli paylaşıma konu taşınmazın sit alanı dışına çıkarıldığından bahisle borçlu adına tescilinin gündeme geldiğini, tescile ilişkin bu işlemlerin icra müdürlüğü tarafından verilen yetkiyle kendilerince takip edilerek tamamlandığını, taşınmazın bu şekilde borçlu adına tescil edildiğini, öte yandan Borçlunun mirasbırakanından intikal eden mirası alacaklılarının aleyhine olacak şekilde reddettiğini, kendileri tarafından mirasın reddinin iptali davası açıldığını" ileri sürmesi ve bu hususların dosya kapsamındaki belgelerle ispatlanmış olması ayrıca davalı borçlu tarafından davacı aleyhine ikame edilmiş kambiyo senetlerine karşı şikayet davası ile ihalenin feshi davaları bulunduğunun da sabit olması karşısında davalı alacağının muvazaalı olduğundan bahsetmek mümkün görünmediği-
Tasarrufun iptali davası sırasında konulan ihtiyati haczin tarihi daha sonra olsa bile, sıra cetvelinde, davayı kazanan alacaklının sonraki malikin haciz koydurmuş alacaklılarından daha önce tatmin edilmesi gerektiği-
Somut olayda sıra cetveli yapılmadan paylaşıma konu bedel davalıya ödenmiş, bu husus teknik manada sıra cetveli olarak kabul edilmiş ise de yargılama safhasında davalının kendisine icra müdürlüğünce ödenen bedeli yine icra dosyasına iade ettiğini beyan ettiği, bu hususta ihtilaf olmadığı da anlaşıldığından, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekeceği-
Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetvelinde alacaklıların haciz tarihlerine göre sıralanması bulunduğu, bunun için ilk kesin haciz sahibi alacaklı ve buna iştirak edebilecek diğer alacaklılar belirlenerek hacze iştirak dereceleri ve her derece içinde de sıraların oluşturulduğu- Haciz sıra cetvelinin ilk kesin haciz sahibi alacaklı ve buna iştirak edebilecek diğer alacaklılar nazara alınarak düzenleneceği, ilk kesin hacizden sonraki hacizlerin birbirlerinin hacizlerine iştirak etmeleri gibi bir durum söz konusu olmadığı- Şikayet olunanın alacaklı bulunduğu icra dosyalarındaki ihtiyati hacizlerin, şikayetçi bankanın ikinci sırada yer alan haczine iştirak etmesi gerektiği görüşünün yasal dayanağı olmadığı-
Başkasına borcu bulunan, kendisi hakkında daha öncesinden yapılan bir icra takibinden haberdar olan davalı borçlunun, iki gün içinde hakkında açılan takibi kesinleştirerek maaşına haciz konulmasına muvafakat etmesinin yapılan takibin muvazaalı olduğuna dair karine teşkil etiğini, davalının, davacı ile arasındaki alacağın geçmişe yönelik olarak her zaman gösterilmesinin mümkün olduğu, davalıların aralarındaki borç alacak ilişkisini senet dışındaki bir belge ile kanıtlayamadıkları-
Borca itiraz etmeyen borçluya ait taşınmazın satılması ve ihalenin kesinleşmesi üzerine yapılan sıra cetveli üzerine, alacaklı vekilinin dosyaya isabet eden paranın kendilerine ödenmesine dair talebinin, icra müdürlüğünce "icra takibinin, tüm borçlular yönünden kesinleşmemiş olması ve dosyadan gerçekleştirilen taşınmaz satışlarında satış ilanının taşınmaz maliki borçlu dışında diğer borçlulara da İİK.127.maddesi gereği tebliği gerekli iken tamamına tebliğ edilmediği, bu durumun farkedilmeden satışın yapıldığı, ihalenin ve sıra cetvelinin de kesinleştiği, yapılan işlemlerin geri çevrilme olanağının bulunmadığı, kesinleşen sıra cetvelinde alacaklı bankaya isabet eden paranın ödenmesi yönündeki talebin, takibin tüm borçlular yönünden kesinleşebilmesi için itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiği " gerekçesiyle reddine karar verildiği- Somut olayda borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmadığı, hakkındaki takip kesinleşen borçlunun taşınmaz hissesinin satıldığı, icra müdürlüğünce sıra cetvelinin yapıldığı ve sıra cetvelinin kesinleştiği gözetilerek şikayetçi/ alacaklıya, sıra cetvelinde isabet eden paranın ödenmesi gerektiği-
