Dava konusunun davacı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde, devralan üçüncü kişinin hukuk gereği davacı sıfat ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı- Davanın yeni davacı ile süreceği gerekçesiyle devralan kişinin kendiliğinden davacı yerine geçerek davaya kaldığı yerden devam olunacağı- Dava konusunun devri için, davalının veya devralan üçüncü kişinin davacı yerine geçmesi için onayının aranmayacağını, ancak bu halde bile davalının, yeni davacıya karşı, kişisel savunma sebeplerini ileri sürebileceği- Mahkemece, dava konusunu devreden davacı vekiline kesin süre verilerek, dava konusunu devrettiği yeni davacının vekaletnamesini sunmasını istemesi hatalı olup, re'sen yeni davacıya ihbarda bulunulması gerektiği-
Mahkemece dosyaya ibraz edilen temlikname uyarınca davaya konu alacağın belirtilen miktara kadar olan kısmının adı geçen davacıya temlik edildiği ve anılan tarafın temlik edilen miktar uyarınca davaya davacı sıfatıyla kanunen taraf olduğu dikkate alınmaksızın karar başlığında davacı olarak sadece temlik eden kişiye yer verilmesinin, temlik alan kişinin davacı olarak kararda yer almamasının doğru olmadığı-
Davacı alacaklı  eBK 18 vd. hükümlerine dayandığından davanın bu kapsamda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu- 'Dava dava dilekçesinde yazılı vakıalar ve talep sonucu dikkate alındığında, davanın İİK hükümlerine dayalı olarak açılan tasarruf iptali davası olduğu ve  tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçtikten sonra açılan davanın hak düşürücü süre geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi yönündeki direnme kararının isabetli olduğu' şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca kabul görmediği-
Yeni malikin davacı sıfatı kazanması gerektiği dikkate alınarak HMK'nın 125/2. fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiğinin düşünülmemesinin doğru olmadığı-
Dava konusu taşınmaz yargılama sırasında davalıdan dahili davalıya devredildiğinden davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ve dahili davalının yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olmalarına dair karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi, ayrıca yargılama giderleri hakkında da davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
El atmanın önlenmesi ve kal istekleri-
Kat malikleri arasında bağımsız bölümlerin kullanımlarına ilişkin uyuşmazlıktan kaynaklanan davaya bakmakla görevli mahkemenin, sulh hukuk mahkemesi olduğu-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteği- Bir kısım davalıların yapılan temlikin muvazaalı olduğunun davalılar tarafından kabul edildiği, muvazaalı devrin davacı tanık beyanlarında da belirtildiği, ayrıca davalının devir tarihinde 10 yaşında olup dava konusu taşınmazları alabilecek ekonomik gücünün olmadığı, yapılan temlikin muvazaalı olduğu sonucuna varıldığı, eldeki davanın 08.04.2014 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinin ...'e 28.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu taşınmazların tapu kaydına tedbir şerhi konulması için müzekkerenin ilgili tapu müdürlüğüne 19.12.2014 tarihinde yazıldığı, tedbir şerhinin tapu kayıtlarına 22.12.2014 tarihinde işlendiği, davalının dava konusu taşınmazlardaki 1/2'şer paylarını 19.12.2014 tarihinde temellük etmesi ve adı geçenlerin akraba olmaları karşısında bu davalının TMK'nun 1023. maddesinden yararlanamayacağı, öte yandan dosyaya sunulan dekont ile kira sözleşmesinin ise muvazaanın gizlenmesi amacıyla yapıldığı şeklinde düşünülmesi gerekeceği-
HMK'nun 125. maddesi kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi zorunlu bir usul kuralı olup, mahkemece davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması ve sonucuna göre işlem yapılmasının gerektiği-
Dava konusu taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye temlik edilmesi nedeniyle HMK'nin 125. maddesi hükmü uyarınca, davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması, bu yöndeki usuli eksiklik giderildikten sonra işin esasına girilmesi gerekeceği-