Davacıların amacı kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri taşınmazlar üzerine muvazaalı icra takibi sonucu konulan hacizlerin kaldırılmasını sağlamak olduğundan, olaylara uygulanacak kanun hükmünü bulmak ve vakıaların hukuki sebebini tayin ederek kanunları kendiliğinden uygulamakla görevli olan hakimin somut olayı değerlendirirken, uygulanacak kanun hükmü olarak davacılar tarafından yapılan bir icra takibi bulunmaması nedeniyle -daha özel nitelikteki- İİK. mad. 277 vd.na göre değil, maddi olguya uygun TBK. mad. 19’e göre inceleme yapması gerekeceği- HMK. mad. 114/h uyarınca, davacıların dava açmakta hukuki yararının olup olmadığının belirlenmesi açısından, davacıların önceden açtıkları tapu iptali ve tescil dava dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiği-
Hukuki tavsifin, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin tespitinin hakimin görevine giren bir konu olduğu, bu nedenle başvuru dilekçesinde İİK mad 169/a 'ya dayanılmış olmasının sonuca etkisinin olmadığı -İİK. mad.71 uyarınca ise takibin kesinleşmesinden sonra alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasının her hangi bir süreye tabi olmadığı-
İstihkak iddiası, haczi öğrenme tarihine göre 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde İcra Müdürlüğü’nde ileri sürülmüş, dava da takibin taliki (satışın durdurulması) kararının tebliğinden sonraki 7 gün içinde açılmış olduğundan alacaklı vekilinin davanın yasal süresi içinde açılmadığı itirazının yerinde olmadığı- Mahkemece, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp mahcuzun finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kalıp kalmadığı (motor gücü, varsa seri numaralarına bakılarak, vb.) yöntemince araştırılmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemeyeceği- İstihkak davasının kabulüne karar verilmesi halinde dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen "tüketicinin elektrik faturasına ilave ücret olarak yansıtılan kayıp-kaçak kullanım, PSHS okuma bedelinin iptal edilmesine ve daha önce alınan bu bedellerin geriye dönük olarak hesaplanarak tüketiciye iade edilmesine" dair kararının iptaline ilişkin davada, mahkemece hakem heyeti kararı bir delil olarak değerlendirilerek, uyuşmazlığın değerlendirilmesi, dolayısıyla, ortada önlenmesi gereken bir muaraza bulunup bulunmadığının, belirlenmesi gerektiği, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğu
Davacının yoksulluk nafakası talebi feragat nedeniyle reddedildiğinden bu talepten feragat eden davacının yeniden yoksulluk nafakası talebinde bulunamayacağı-
Ön inceleme duruşması yapılmadan, tensiple taraflara, dilekçelerinde göstermiş oldukları ve belge niteliğindeki delilleri sunmaları veya bulundukları yerlerle ilgili açıklamada bulunmaları için süre verilmesinin sonuç doğurmayacağı-
Bir davada taraflarca öne sürülen maddi olayların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak HMK. mad. 33 gereğince hakimin doğrudan görevi olup , davalı hakkında açtıkları tazminat davası sırasında kusur raporu alındıktan sonra kendisine ait taşınmazı alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla davalı üçüncü kişiye onun da dördüncü kişiye sattığı ileri sürülerek yapılan muvazaalı satışın iptali talebi ile dosyaya aciz belgesi ibraz edilmeden açılan davada, davacının dava açma hakkını muvazaa yönünde tercih etmiş olması karşısında, mahkemece davanın TBK.nun 19. maddesindeki genel muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil istemi doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği- TBK'nun 19. maddesindeki genel muvazaaya dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında davacının aciz belgesi ibraz etmek zorunda olmadığı-
Davacının, davalıdan olan kesinleşmiş mahkeme hükmüne dayalı alacağının karşılıksız bırakılması amacı ile davalılar arasında danışıklı olarak davalı borçlunun parası ile davalı üçüncü kişi adına taşınmaz alındığı iddia olunduğuna göre davanın muvazaa hukuksal nedenine dayandığının kabulü gerektiği- Mahkemece, davanın dava dilekçesinde namı müstear olarak nitelendirilmiş bulunmasından dolayı reddinin hatalı olduğu, bunun yerine, davacının amacı, davalı üçüncü kişi adına tescilli taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteyerek alacağına kavuşmak olduğundan, mahkemece, davacının alacağını almasını sağlayacak biçimde, İİK. mad. 283/1 uyarınca, kaydın iptaline gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğine ilişkin düzenlemeye benzer bir karar verilmesi gerektiği-
İstihkak davasının basit yargılama usulüne tabi olduğu ve buna uygun olarak tarafların uyarılı davetiye ile duruşma gününden haberdar edilerek öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, kendilerine davayı takip etme ve delillerini sunma imkanının verilmesi, HMK'nun 321. maddesine de uygun biçimde davaya ilişkin son diyeceklerini bildirme olanağının da tanınması gerektiği- İstihkak davalarında alacak miktarı ile hacizli malın kıymetinin hangisi az ise, onun üzerinden harç alınması gerekeceği-
Borçlunun taşınmazını mal kaçırmak amacıyla oğlu adına adına tescil ettirmesine ilişkin tasarrufun iptalini istemiyle açılan dava İİK 277 vd. gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğundan, mahkemece sadece bu yönde verilen kararla yetinilmesi gerektiği- Davada "muvazaa sebebi ile tapu iptali tescil" talebinde bulunulmuşsa da, taraflar arasındaki işlem satışa dayalı olup ortada tapuda muvazaalı şekilde düzenlenmiş bir akit tablosu bulunmadığından davacının terditli isteklerinden "muvazaa sebebi ile tapu iptaline" yönelik talebinin reddine karar verilmesi doğru değilse de, bu durum sonuca etkili görülmediği-
