TÜRK MEDENİ KANUNU > - Eşya Hukuku > - ZİLYETLİK VE TAPU SİCİLİ > - ZİLYETLİK > - C. Zilyetliğin hükümleri > - III. Sorumluluk > Madde 995 - 2. İyiniyetli olmayan zilyet bakımından
Madde Listesi Madde 995 - 2. İyiniyetli olmayan zilyet bakımından
Ecrimisil istemine ilişkin davada; davacı vekilinin arada hukuki bir ilişki olmadığını, davalının haksız yere taşınmazı işgal ettiğini ileri sürdüğü; 12.12.2013 tarihli celsede ise dava dilekçesini tekrarlayarak davalı tarafa arada kira sözleşmesi bulunup bulunmadığının sorulmasını istediği; aynı celsede davalı vekilinin açıkça arada kira ilişkisi bulunmadığını belirttiği; taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığı; o halde mahkemece mahallinde üç kişilik bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak ecrimisil hesabı yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Çekişmeli taşınmazın şirket tarafından kullanıldığı saptandığına göre davacının taşınmazı kullanan kişi aleyhine her zaman dava açabileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalının ecrimisil istenen dönemlerde taşınmazı kiraya vermek suretiyle tasarruf ettiğinin belirlenmesi halinde haksız işgal tazminatı olan ecrimisilden sorumlu tutulacağı-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği-
Davanın 2003 yılı aralık ayından itibaren ecrimisil istemi ile 10.11.2010 tarihinde açıldığı, davalıların zamanaşımı itirazında bulunduğu gözetildiğinde, dava tarihinden geriye 5 yıllık dönem için hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekeceği-
Hakimin manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olması gerektiği- Ecrimisilin, kötüniyetli zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu bir şeyi haksız olarak alıkoyması nedeniyle hak sahibine ödemek zorunda kaldığı bir tür haksız fiil tazminatı niteliğinde olduğu-
Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarının belirlenmesi gerektiği- Eğer arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmelerin istenmesi, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedellerinin araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmelerinin de getirtilmesi, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırmasının yapılması, üstün veya eksik taraflarının belirlenmesi gerektiği-
Kayden davacıya ait çekişme konusu taşınmazı davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığı tespit edilmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı-
Fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği-
E.tmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil isteklerine ilişkin davada, davacının davalıyı kiracı kabul ederek kira bedeli istediğinden, taraflar arasındaki kiracılık ilişkisi nedeniyle elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmesi gerekip elatmanın önlenmesi istemi bakımından da yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebileceği, hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan birinin, öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabileceği, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı olmadığı- Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekeceği- Tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyetinin ana taşınmazdan ayrılamayacağı, ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya ortaklığın satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, "ahde vefa" kuralının yanında TMK'nin 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereği olduğu- Paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanılması, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlığın, TMK'nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği-