Her ne kadar davacılar, çekişmeli fabrikanın ihale tarihinden itibaren uzun bir süre davalı şirket tarafından boşaltılmadığını iddia ederek 19/07/2009 – 22/02/2010 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talep etmişler ise de, 19/03/2009 tarihli iflas kararından sonra müflis şirkete ait hak, alacak ve borçların iflas idaresine devredildiği ve kira sözleşmesinin davacılar ile iflas idaresi arasında devam ettiği, davacılar ile iflas idaresi arasındaki kira ilişkisinin 11/11/2010 tarihinde sona erdiği, davacılar tarafından ecrimisile konu edilen 19/07/2009 – 22/02/2010 tarihleri arasındaki dönemin kira sözleşmesinin süresi içerisinde kaldığı, bu nedenle davacıların kira alacaklarını iflas idaresinden isteyebilecekleri gözetilmeksizin mahkemece, 19/07/2009 – 22/02/2010 tarihleri arasındaki dönem için davalılar lehine ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğu-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği-
Dava konusu taşınmazın davacı, davalı ve dava dışı bir çok kişi arasında paylı mülkiyet üzere olduğu, zemindeki binada kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulu bulunmadığı, tüm paydaşlar arasında fiili taksim yapıldığının ispat edilmediği gibi fiili kullanma biçiminin de oluşmadığı, çekişmeli 13 nolu dairenin davalının tasarrufunda olduğu, davacının ise payına karşılık taşınmazda kullandığı bir yer bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacı isteklerinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik olmadığı-
Çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin davada öncelikle el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerektiği-
İstenilen dönemin ecrimisili kayyıma ödenmiş ise, davacının, davalılardan ecrimisil isteyemeyecek, kayyım hesabındaki parayı isteyeceği-