Sözleşmedeki 13. madde inşaatın bitiminden sonraki 5 yıllık süre için geçerli olup, inşaat 01.05.2001 tarihinde işletilmeye başlandığına göre bu sürenin 01.05.2006 tarihinde bittiği, sözleşmedeki bu madde daha sonraki dönemler için uygulanamayacağından, bilirkişilerce belirlenen ecrimisile hükmedilmesi gerekirken hükmü kalmayan sözleşme maddesi gözetilerek % 30 indirim yapılmak suretiyle ecrimisilin karar altında alınmasının doğru olmadığı-
Ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, kayıt malikinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir bedel olup, davacılar tarafından davalıya 24.02.2012 tarihinde gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği 29.02.2012 tarihi itibariyle artık davalının iyiniyetinden sözedilemeyeceği- Ecrimisil davalarının haksız fiil benzeri davalar olduğu ve dava tarihi sonrası için ecrimisile hükmedilemeyeceği-
Taşınmazın yargılama aşamasında boşaltıldığı bildirildiğine göre, elatmanın önlenmesi bakımından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve elatmanın önlenmesi isteği bakımından yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına, ecrimisil isteği bakımından da davacının sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Ecrimisil kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup en azının kira geliri en çoğunun ise tam gelir yoksunluğu olduğu, ecrimisil istemlerinin beş yıllık zamanaşımına tabi oldukları-
Kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleriyle karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği-
Ecrimisilin kötüniyetli zilyetin malike ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatı olduğu- Somut olayda davalıların, davalı ...'nin taşınmazda irsen paydaş olması dışında, muvafakata dayalı olarak oturdukları, dava açılmasıyla muvafakatın geri alındığı dolayısıyla ecrimisilden sorumlu tutulamıyacakları gözetilerek ecrimisil isteğinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı- TMK'nun 688. maddesi hükmü gereğince paylı mülkiyet birden ziyade kimsenin maddi olarak bölünmemiş olan bir şeyde belirli paylarla malik olmaları hali ve paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malikin hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, hâl böyle olunca, davacının payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği-
Yargılama sırasında yapılan imar uygulaması ile taşınmazın hukuki ve geometrik durumunda değişiklik meydana geldiği gözetildiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın yeni oluşan duruma göre çözüme kavuşturulması gerekeceği-
Öncelikle davacının bildirmiş olduğu tanıkların usulüne uygun olarak dinlenmesi, davalının çekişme konusu taşınmazı davacının rızasına dayalı olarak kullanıp kullanmadığının araştırılması, muvafakata dayalı olarak kullanılmış ise hangi tarihte muvafakatın geri alındığının tespit edilmesi, hasıl olacak sonuca göre ecrimisil yönünden bir hüküm kurulması gerekeceği-
Çekişme konusu 863 ada 112 parsel sayılı taşınmazdaki 6 no'lu bağımsız bölümün davacılara ait olduğu, davalının ortak alanda bulunan dükkanı haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığı saptanarak elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı- Belirlenen ecrimisilden davacıların payına isabet eden bedele hükmedilmesi gerekirken, davalının kullanımında olan dükkanın getireceği ecrimisilin tamamına hükmedilmesinin doğru olmadığı-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirleneceği, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği- Kayyımla temsil edilen kişinin çekişme konusu 45 parsel sayılı taşınmazdaki 36/60 payına ilişkin kayyım tarafından ecrimisil isteğinde bulunulmuş olup, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmadığı gibi, paydaşlardan adı geçen kişinin kayyımla temsil edildiği gözetilerek intifadan men koşulunun aranmasına gerek bulunmadığının gözetilmemesinin de isabetsiz olduğu-