Çekişmeli taşınmazların bir bölümünün dava dışı Antalya Belediyesi tarafından davalı S.S. Menzil Arsa ve Konut Yapı koooperatifi'ne 16.10.1987 tarihli ve 248 sayılı karar ile tahsis edildiği, ancak kayıt malikinin M.paşa Vakfı olması sebebiyle Belediyeye ödedikleri tahsis bedellerinin tahsili isteği ile Antalya Büyükşehir ile Kepez Belediye Başkanlıkları aleyhine davalı S.S. Menzil Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi tarafından 05.07.2002 tarihinde alacak davasının açıldığı ve kabulle sonuçlandığı ve bu arada Vakıflar İdaresi tarafından taşınmazların davacının idaresindeki M.paşa Vakfı'na ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiası ile açılan davanın kadastro mahkemesince kabulüne karar verildiği anlaşıldığından, aleyhine ecrimsile hükmedilen davalı Kooperatifin müdahalesinin haklı ve geçerli bir nedene dayandığının söylenemeyeceği-
Mahkemece Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 14.9.2001 tarih ve 2001/20 sayılı genelgesi doğrultusunda araştırma yapılması, taşınmazın meşruta olup olmadığı, vakfiye şartlarına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, binanın ilk yapıldığı haliyle muhafaza edilip edilmediği ya da yıkılıp yeniden inşaa edilmiş olup olmadığının saptanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İmar parseline elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınıp bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerektiği-
Taşınmaz malın aynına ilişkin olan ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunan bir davada, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı-
Çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkin davada öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerektiği-
Ecrimisil isteğine ilişkin davada, dava açılırken yatırılması gereken başvuru harcı ile peşin harcın davacı Kayyımdan tahsil edilmesi, bu gereklilik yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekeceği-
Hesaplamalarda hatalar yapıldığı, davacıların payına isabet eden ecrimisil miktarlarının yanlış hesaplandığı görüldüğünden, bilirkişiden, davacıların payına isabet eden ecrimisil bedelinin tespitine ilişkin denetime elverişli ek rapor alınması gerekeceği-
Ecrimisil haksız işgal tazminatı olup husumetin 6100 sayılı HMK'nun 50. maddesi (1086 HUMK.'nun 38. maddesi) hükmü uyarınca taşınmazı haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanan ve kullandıran kişilere yöneltilmesi gerekeceği- Öncelikle taşınmazın güncel tapu kaydı ve satış dosyası getirtilerek, dava tarihine kadar olan döneme ilişkin hak sahipliğinin belirlenmesi, dava tarihi itibari ile taşınmazın pay oranlarında değişiklik olmadığının tespiti halinde, bilirkişiden davacının tapu kaydındaki payı gözetilmek ve ilk dönem için belirlenen bedele, ÜFE artış oranı uygulanmak suretiyle hesap edilecek ecrimisil yönünden rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalıların belirli dönemlerde dava konusu bazı parselleri kullandıkları anlaşılmış ancak davalılardan kimin, hangi parseli kullandığı tespit edilmeden davalıların çekişme konusu taşınmazlara elatmasının önlenmesine karar verildiğinden, dosyadaki taraf beyanları ile tüm deliller değerlendirilmek ve gerektiğinde yeniden keşif yapılmak suretiyle dava konusu her bir taşınmazın kimin kullandığı tespit edilip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi ve yargılama giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekeceği-
Çekişme konusu taşınmazın 21/08/1956 tarihinde kadastroca tespit gören 30 sayılı parselden ifrazen oluştuğu, davalıların kadastro tespitinden sonra komşu 180 sayılı parsele yaptıkları binaların davacının parseline taşkın olduğu, davalıların çaplı taşınmaza tecavüzleri nedeniyle iyi niyetli olmadıkları, dolayısıyla 4721 sayılı TMK'nun 725. maddesindeki koşullar ile aynı Kanunun 995. maddesindeki koşulların oluşmadığı-