Sanığın ciranta olarak borçlu sıfatıyla hakkında yapılan takip esnasında alınan taahhütnamede takip çıkışına %10 oranında çek tazminatı dahil edilerek vekâlet ücreti, tahsil harcı, işleyen ve işleyecek faiz hesabı yapılmış olduğu anlaşılmakla, kanun hükmünde yer almayan cirantaların çek tazminatından sorumlu olmayacağı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği-
Banka yükümlülük tutarı ödendikten sonra karşılıksız kalan miktar üzerinden % 10 çek tazminatının istenebileceği- Taahhüt tutanağında, taahhütler arası işleyecek faiz olarak "748,42 TL" gösterildiği ve bu faizin taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olduğunun anlaşılması karşısında, işleyecek faiz konusunda da bir belirsizlik bulunmadığından, ödeme şartını ihlâl suçuna ilişkin olarak yapılan kanun yararına bozma isteğinin reddi gerektiği-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 01/11/2016 tarihinde yapılan haciz sırasında alınan taahhütnamede, faiz olarak 1.797,43 Türk lirası belirtilmiş ise de, bunun taahhüt tarihine kadar ve taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı hususunda açıklık olmadığı gibi, alacaklının ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu sebeple belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı ve sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Taahhütnamede gösterilen faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı, işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı-
Borçlunun, icra dairesine gelerek "kendisine karşı yapılan takibe ve borca itirazı olmadığını, kendisine tanınan sürelerden feragat ettiğini, takibin kesinleştirilmesini" bildirmesi halinde, hakkındaki takibin kesinleşmiş olacağı- Taahhütnamede icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz miktarı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi, alacaklının bu tarihler arasında işlemiş faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenle işleyen faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı-
Aynı tarihli birden çok bonodan ayrı takip yapılması durumunda, aynı borçtan ve farklı taahhütlerden dolayı oluşan borç ödeme şartı ihlalinin, birden fazla taahhüdü ihlal suçu oluşturmayacağı-
Dosya içerisinde mevcut nüfus kaydına göre taahhüt tarihinde evli olan sanığın eşinin kefalet işlemi öncesinde veya icra kefilliği sırasında rızasının alınıp alınmadığının belirtilmemesi nedeniyle geçerli bir kefalet işlemi dolayısıyla hukuken geçerli bir ödeme taahhüdü bulunmadığından, taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı İİK.340'ta düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı-
İlk ödeme tarihi olarak gösterilen tarih ile son taksit tarihi olarak gösterilen tarih arasındaki işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği ve tebligat giderinin, tahsil harcı ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmemesi nedenleriyle taahhütte belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı ve bu durumda ödeme şartını ihlâl suçundan dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Ödeme taahhüdünde işlenen faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı ve alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığından ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan, taahhüdün geçerli olmadığı-
Ödeme taahhüdüne konu borcun tamamını değil sadece ödemekle yükümlü olduğu taahhüt taksit bedellerini ödeyen sanık hakkında düşme kararı verilemeyeceği-
