.... sayılı takip dosyasında, sanığın ödeme taahhüdünü içeren 04/03/2014 tarihli taahhüt tutanağında; faiz olarak 928,73 Türk Lirası belirtildiği, ancak bahse konu miktarın icra takibinin kesinleştiği tarihten itibaren taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz ve taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda bir ibare bulunmadığı, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat ettiğine dair beyanının da olmadığı, dolayısıyla söz konusu taahhüdün hukuken geçersiz olduğu ve sanığa isnat edilen suçun oluşmadığı-
... sayılı icra dosyası kapsamında düzenlenen taahhüt tutanağında düzenleme tarihi bulunmadığı gibi, taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin ayrıntılı olarak gösterilmediği ve yine alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat ettiğine ilişkin beyanının da bulunmaması nedeniyle taahhüdün geçersiz olacağı cihetle, sanıkların tazyik hapsi cezası ile cezalandırılamayacağı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 17.09.2014 tarihli haciz esnasında alınan taahhütnamede toplam faiz olarak 208,07 Türk Lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
... Esas sayılı takip dosyasında, sanığın ödeme taahhüdünü içeren 17/11/2014 tarihli taahhüt tutanağında; faizin olarak 1.813,51 Türk Lirası belirtildiği, ancak bahse konu miktarın icra takibinin kesinleştiği tarihten itibaren taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz ve taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda bir ibare bulunmadığı, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat ettiğine dair beyanının da olmadığı, dolayısıyla söz konusu taahhüdün hukuken geçersiz olduğu ve sanığa isnat edilen suçun oluşmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 31/10/2014 tarihli taahhütnamede faiz olarak 355,05 Türk Lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 17/12/2014 tarihinde alınan taahhütnamede takip öncesi faiz olarak 98,22 Türk lirası, takip sonrası faiz olarak 93,74 Türk lirası belirtilmiş ise de, taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz gösterilmediği gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında gösterilmemesi nedeniyle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekeceği-
Tespit edilen faiz alacağı miktarının icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı ve alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragatına ilişkin taahhüt kabul beyanında da bu hususun yer almadığı anlaşıldığından, işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 30/12/2014 tarihinde alman taahhütnamede toplam faiz olarak 149,24 Türk lirası belirtilmiş ise de bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220-231 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığı ve kısmî bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı hususları nazara alındığında, sanık hakkında 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine hükmedilmesi gerektiği- Taahhüt tutanağında, toplam borç miktarının ferileriyle birlikte 159.247,71 Türk lirası olarak hesaplanmasına karşın borçlunun, borcun 84.247,71 Türk Lirasını ödeme taahhüdünde bulunduğu, borcun tamamına karşı ödeme taahhüdünde bulunulmadığı gibi, alacaklı vekilinin de borcun kalan kısmından feragat etmediği, yine taahhüt tutanağının son kısmında borçlunun miktarı belli olmayacak şekilde dosya bakiyesinde oluşacak faiz ve ferilerini de ödeyeceğini taahhüt etmesi nedeniyle taahhüdün hukuken geçerli olmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Taahhütnamede; takipten sonra işlemiş faiz belirtilmiş ise de, taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz taahhüt tutanağında gösterilmediği gibi alacaklının ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanı da yer almaması ve işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle taahhüdün geçerli olmadığı-