Taahhüt tarihinden son takside kadar işleyecek faiz miktarının belli olmadığı ve alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 13/08/2014 tarihli taahhütnamede icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin belirtilip belirtilmediği konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz alacağının gösterilmediğinden taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
.... sayılı takip dosyasında, sanığın ödeme taahhüdünü içeren 04/03/2014 tarihli taahhüt tutanağında; faiz olarak 928,73 Türk Lirası belirtildiği, ancak bahse konu miktarın icra takibinin kesinleştiği tarihten itibaren taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz ve taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda bir ibare bulunmadığı, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat ettiğine dair beyanının da olmadığı, dolayısıyla söz konusu taahhüdün hukuken geçersiz olduğu ve sanığa isnat edilen suçun oluşmadığı-
Yapılan ödeme taahhüdünde borç miktarının tüm fer'ileriyle birlikte dökümlü olarak hesaplanıp, rakamsal olarak açıkça gösterilmesi gerekmesine rağmen, 06/11/2014 tarihli ödeme taahhüt tutanağında faiz belirtilmediği gibi alacak ve ferilerinin toplamının taahhüt edilen miktarla aynı olmaması nedeni ile suçun oluşmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 31/10/2014 tarihli taahhütnamede faiz olarak 355,05 Türk Lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 07/07/2014 tarihinde alınan taahhütnamede toplam faiz olarak 693,79 Türk Lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 11/07/2014 tarihli taahhütnamede toplam faiz olarak 2.947.91 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Taahhütnamede; takipten sonra işlemiş faiz belirtilmiş ise de, taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz taahhüt tutanağında gösterilmediği gibi alacaklının ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanı da yer almaması ve işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle taahhüdün geçerli olmadığı-
Taahhüt tutanağında borçluların kendilerine tanınan sürelerden feragat beyanı bulunmadığı anlaşılmakla, takip kesinleşmeden yapılan taahhüdün geçerli olamayacağı-
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220-231 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığı ve kısmî bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı hususları nazara alındığında, sanık hakkında 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine hükmedilmesi gerektiği- Taahhüt tutanağında, toplam borç miktarının ferileriyle birlikte 159.247,71 Türk lirası olarak hesaplanmasına karşın borçlunun, borcun 84.247,71 Türk Lirasını ödeme taahhüdünde bulunduğu, borcun tamamına karşı ödeme taahhüdünde bulunulmadığı gibi, alacaklı vekilinin de borcun kalan kısmından feragat etmediği, yine taahhüt tutanağının son kısmında borçlunun miktarı belli olmayacak şekilde dosya bakiyesinde oluşacak faiz ve ferilerini de ödeyeceğini taahhüt etmesi nedeniyle taahhüdün hukuken geçerli olmadığı-
