Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçunun oluşması için; taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Borçlunun aleyhine olacak şekilde yüksek hesaplanan ve taahhüdün yüksek hesaplanan bu miktar üzerinden alındığı, bu nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine karar verilmesi gerektiği-
Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin edilmesi gerekeceği- Çeki keşide eden kimsenin, bu çekin karşılığı olan miktarı, ibraz süresi içerisinde muhatap banka nezdinde bulundurmasının zorunlu olduğu- Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olması gerektiği bu nedenle keşideci ve keşideci lehine aval veren dışında cirantaların çek tazminatından sorumlu olmayacağı-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği ancak somut olaydaki taahhütnamede söz konusu taahhüt tarihi ile son ödeme tarihi arasındaki faize ilişkin bir açıklama olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı bu nedenlede sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
Sanık müdafiine tefhim edilmesini müteakip, bu karara karşı sanık müdafiinin dilekçe ile itiraz ettiği, UYAP kayıtları incelendiğinde itiraz dilekçesinin sanık müdafii tarafından elektronik imza ile onaylandığının anlaşılması karşısında, itirazın süresinde olduğu gözetilmeden, esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmeyeceği-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Taahhütnamede takipten sonra işlemiş faiz belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz miktarı hesaplanarak ayrı bir kalem halinde gösterilmediği, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi sebebiyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-Alacaklının imzasının bulunmadığı taahhüdün geçerli olabilmesi için kabul muhtırasının borçlu sanığa ilk ödeme gününden önce tebliği gerektiği ancak ilk ödeme gününden sonra tebliğ edildiği bu nedenle yapılan ödeme taahhüdünü hukûken geçersiz bulunduğu-
İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar vermesi gerektiği-
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından, kanun yararına bozma istemine konu olan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine yapılan itirazın reddine ilişkin Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2018 tarihli kararı yerine, Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kanun yararına bozulması nedeniyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin kararına karşı itiraz edilmesi zorunluluğu-
Sanığın ciranta olarak borçlu sıfatıyla hakkında yapılan takip esnasında alınan taahhütnamede takip çıkışına %10 oranında çek tazminatı dahil edilerek vekâlet ücreti, tahsil harcı, işleyen ve işleyecek faiz hesabı yapılmış olduğu anlaşılmakla, kanun hükmünde yer almayan cirantaların çek tazminatından sorumlu olmayacağı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği-
Banka yükümlülük tutarı ödendikten sonra karşılıksız kalan miktar üzerinden % 10 çek tazminatının istenebileceği- Taahhüt tutanağında, taahhütler arası işleyecek faiz olarak "748,42 TL" gösterildiği ve bu faizin taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olduğunun anlaşılması karşısında, işleyecek faiz konusunda da bir belirsizlik bulunmadığından, ödeme şartını ihlâl suçuna ilişkin olarak yapılan kanun yararına bozma isteğinin reddi gerektiği-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 01/11/2016 tarihinde yapılan haciz sırasında alınan taahhütnamede, faiz olarak 1.797,43 Türk lirası belirtilmiş ise de, bunun taahhüt tarihine kadar ve taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı hususunda açıklık olmadığı gibi, alacaklının ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu sebeple belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı ve sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-