Ödeme taahhüdünde, taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz miktarı gösterilmediği gibi alacaklı vekilinin feragat beyanının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, borçlu sanığın üzerine atılı borçlunun ödeme şartını ihlal suçunun unsurlarının oluşmayacağı- Sanığa duruşma gününü bildiren davetiyenin mernis adresine yapıldığı, ancak muhatabın (ya da muhatap namına tebligatı alabilecek olanların) adresinde bulunmama nedeni araştırılmadan, yine o adresten sürekli mi yoksa geçici olarak mı ayrıldığı tespit edilmeden, geçici olarak bulunmaması halinde keyfiyetin komşuya haber verilmesi şartı yerine getirilmeksizin Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu-
Borçlunun, icra dairesine gelerek "kendisine karşı yapılan takibe ve borca itirazı olmadığını, kendisine tanınan sürelerden feragat ettiğini, takibin kesinleştirilmesini" bildirmesi halinde, hakkındaki takibin kesinleşmiş olacağı- Taahhütnamede söz konusu taahhüt tarihi ile son ödeme tarihi arasındaki faize ilişkin bir açıklama olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı-
İtiraz yerinde görülürse mercinin, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar vermesi gerektiği (CMK. mad. 271/2)-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Somut olayda taahhütnamede faiz olarak taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz belirtilmiş ise de, taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faize yer verilmediği bu nedenle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmaması sebebiyle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği ancak somut olaydaki taahhütnamede söz konusu taahhüt tarihi ile son ödeme tarihi arasındaki faize ilişkin bir açıklama olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı bu nedenlede sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
Ödeme taahhüdünde, taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek faiz miktarının 0 Türk Lirası faiz ve gider vergisi olarak gösterilerek belirsizlik oluşturulduğu gibi alacaklı vekilinin feragat beyanının da bulunmadığı, keza takibin kesinleştiği tarihden taahhüt tarihine kadar işleyen faiz miktarının da gösterilmediği, bu nedenle borçlu sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına; bu eylemle ilgili olarak tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine karar verilmesi gerektiği-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Somut olayda dosya kapak hesabı ile aynı tarihli taahhüt tutanağında yapılmış hesabın birbiri ile örtüşmediği anlaşılması, taahhüdün geçerli olmaması karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- Taahhütnamede takipten sonra işlemiş faiz belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz miktarı hesaplanarak ayrı bir kalem halinde gösterilmediği, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi sebebiyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı-Alacaklının imzasının bulunmadığı taahhüdün geçerli olabilmesi için kabul muhtırasının borçlu sanığa ilk ödeme gününden önce tebliği gerektiği ancak ilk ödeme gününden sonra tebliğ edildiği bu nedenle yapılan ödeme taahhüdünü hukûken geçersiz bulunduğu-
Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin edilmesi gerekeceği- Çeki keşide eden kimsenin, bu çekin karşılığı olan miktarı, ibraz süresi içerisinde muhatap banka nezdinde bulundurmasının zorunlu olduğu- Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olması gerektiği bu nedenle keşideci ve keşideci lehine aval veren dışında cirantaların çek tazminatından sorumlu olmayacağı-
Sanık müdafiine tefhim edilmesini müteakip, bu karara karşı sanık müdafiinin dilekçe ile itiraz ettiği, UYAP kayıtları incelendiğinde itiraz dilekçesinin sanık müdafii tarafından elektronik imza ile onaylandığının anlaşılması karşısında, itirazın süresinde olduğu gözetilmeden, esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmeyeceği-