Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 19/09/2017 tarihli taahhütnamede toplam faiz olarak 1.514,17 Türk lirası gösterildiği ancak bu faizin takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz veya taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı hususunda açıklık bulunmadığı, işlemiş ve işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu ayrıca borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil ve başvuru harçlarının da taahhüt tutanağında gösterilmediğinden taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekeceği-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 21/06/2017 tarihli taahhütnamede takip sonrası işlemiş faiz olarak 2.459,18 Türk lirası, yine taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz olarak 2.661,07 Türk lirası gösterilmiş ise de, bu iki faizin aynı dönemleri kapsayacak şekilde belirtilmesi, taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin gösterilmediği gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle taahhüt tutanağında belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı-
Dosya kapsamına göre, ... 15. İcra Müdürlüğünün 2018/16787 sayılı dosyası üzerinden düzenlenen 28/03/2019 tarihli taahhüt tutanağının, alacaklı ve alacaklı vekilinin yokluğunda borçlu tarafından imzalanmasına karşın, taahhüdün alacaklı vekilinin 03/04/2019 tarihli taahhüdü kabul muhtırasının 08/04/2019 tarihli tebligat mazbatasında “isim vermeyen komşusu” imzadan da imtina ettiği belirtilerek tebliğ edildiği, Tebligat Kanununun 20 ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21, 23 ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerektiği, gösterilen koşulun geçerlilik koşulu olduğu, anılan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca beyanda bulunan ilgilinin imzadan imtina hakkı bulunmakta ise de isimden imtina hakkının bulunmadığı nazara alındığında, taahhüdü kabul muhtırasının tebliğinin geçersiz olduğu ve ilk taksitin ödeneceği 24/04/2019 tarihinden evvel taahhüdü kabul muhtırasının borçluya tebliğ edilmediği cihetle taahhüdün geçerli olmadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde tazyik hapsine karar verilmesinde isabet görülmediği-
Aynı borç ilişkisi sebebiyle sanığın hem kendi adına hem de şirket yetkilisi sıfatıyla iki kez ödeme şartını ihlal nedeniyle cezalandırılamayacağı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 11/04/2016 tarihli taahhütnamede, takip öncesi faizi kapsar takip çıkışı alacak miktarının hatalı olduğu, yine toplam faiz olarak 3.110,20 Türk lirası gösterildiği ancak bu faizin takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz veya taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı hususunda açıklık bulunmadığı, işlemiş ve işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu ayrıca borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil ve başvuru harçlarının da taahhüt tutanağında gösterilmediğinden taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekeceği-
Ayrı ayrı bonolara konu borcun bir bütün olarak tarafları aynı olan tek bir borç olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki ... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 18/03/2019 tarihli ve ... esas, 2019/374 ve ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve ... esas, 2019/510 sayılı kararlarına ilişkin ilgili icra takip dosyasının aynı olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/16-188 esas, 2009/205 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, aynı borç ilişkisi nedeniyle toplam tazyik hapsi miktarının 3 ayı geçemeyeceği düzenlemesi karşısında, sanığın her bir takip için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilemeyeceği-
Taahhütnamede ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat edilmişse de; taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz konusunda bir beyanda bulunulmadığı, belirtilen borcun hangi kalemlerden oluştuğu konusunda belirsizlik bulunduğu görüldüğünden, yapılan taahhüdün geçerli olmadığı ve taahhüdü ihlâl suçunun oluşmayacağı-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, ... 2. İcra Dairesinin 29/01/2014 tarihinde 2014/2647 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrinde takip öncesi işlemiş faiz miktarı 7.727,57 Türk lirası olarak gösterilmesine karşın, 25/03/2019 tarihli taahhütnamede takip öncesi işlemiş faizin 13.869,52 olarak belirtilmesi nedeniyle, ödeme emrinde takip tutarı 32.727,57 Türk lirası iken, taahhütnamede 38.869,52 Türk lirası olarak belirlendiği, bu şekliyle taahhüt tutanağında belirsizlik bulunduğundan sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet bulunmadığı-
Taahhüt tutanağında takip öncesi işlemiş faiz ve takip sonrası faiz belirtilmişse de; bu faizlerin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanı da yer almadığından ve yine anılan taahhüt de başvuru harcı, tebligat gideri ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmediği görüldüğünden taahhüdün geçerli olmadığı-
Taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 30/05/2019 tarihli taahhütnamede, toplam faiz olarak 27.751,93 Türk lirası belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, takip tarihine kadar işlemiş veya takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş veya taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı, son ödeme tarihine kadar ki işleyecek faiz miktarlarının dönemsel olarak açıkça gösterilmediği gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerilerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle, beraatlerine karar verilmesi gerektiği-